2020-06-09T08:39:08+03:00
Ana Sayfa Teknoloji 9 Haziran 2020 71 Görüntüleme

Önlem Alınmazsa Plastik Miktarı Balıkları Geçecebilir!

Daha evvelce asla olmadığı kadar büyük tehdit altında olan okyanusları korumaya yönelik ismim atılmazsa 2050’de, yerkürenin sularındaki plastik atıkların miktarı balıkları geçebilir. Mikroskobik boyuttaki planktonlardan balinalara kadar detaylı deniz canlılarına ve su kuşlarına ev sahipliği meydana getiren yalnız daha evvelce asla olmadığı kadar büyük tehdit altında olan okyanusları korumaya yönelik ismim atılmazsa, 2050’de, yerkürenin sularındaki plastik atıkların miktarı balıkları geçebilir.

Okyanusların günlük yaşamdaki rolüne ilgi çekmek, okyanusu güvenliğini sağlamak ve deniz kaynaklarını sürdürülebilir şekilde kullanmanın önemini vurgulamak hedefiyle 8 Haziran Dünya Okyanus Günü’nün bu yılki ilişkisi “Sürdürülebilir Okyanus amacıyla Yenilik” olarak tespit edildi.

Birleşmiş Milletler (BM), 8 Haziran’ı, 2009 itibarıyla “Dünya Okyanuslar Günü” duyuru etti. Yalnız çoğu ülke, bu hususi günü, Rio de Janeiro’da 1992’de düzenlenen BM Etraf ve Kalkınma Konferansı’ndan bu yana kutluyor.

ÜÇ MİLYAR İNSAN, GEÇİNMEK İÇİN DENİZLERDEKİ BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞE BAĞIMLI

Dörtte üçü sularla kaplı olan ve uzaydan bakıldığında mavi görünen yerkürenin, “Mavi Gezegen” diye adlandırılmasına esin olan okyanus ve denizlerin korunması, doğadaki hayat döngüsünün devamı ve sürdürülebilir kalkınma amacıyla yaşamsal ehemmiyet arz ediyor.

Yalnız iklim farklılığı, plastik ve petrol kirliliği ile aşırı avlanma şeklinde nedenler yüzünden dünyanın yüzde 71’ini kaplayan okyanuslar, gün geçtikçe tükenişe sürükleniyor.

Bu nedenden dolayı Birleşmiş Milletler (BM) 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Küresel Hedeflerinden bir tanesi de okyanusların, denizlerin, deniz kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir tüketimi ile sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen, “suda hayat” maddesi olarak tarihe geçti.

Haiz oldukları ısı, kimya, akıntılar ve hayat sebebiyle okyanusların, dünyayı insanoğlu amacıyla yaşanabilir kılan küresel sistemlere yaşam verdiğine ilgi çeken BM Kalkınma Uygulaması (UNDP), insanoğlunun bu yaşamsal deposu yönetme biçiminin, hem insanlık hatta iklim farklılığı tesirlerini dengelemek amacıyla olmazsa olmaz bulunduğunun altını çiziyor.

UNDP’ye gore, üç milyarı aşkın insan, geçimini sağlamak amacıyla deniz ve kıyılardaki biyolojik çeşitliliğe bağımlı. Yalnız dünyadaki balık stokunun yüzde 30’u, aşırı kullanıldığı amacıyla sürdürülebilir ürün vereceği düzeyin altında.

Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Temalı Hükümetler Arası Bilim-Siyaset Platformunun (IPBES) geride bıraktığımız yılki raporuna gore, amfibi türlerin yüzde 40’ından çoğu, resif meydana getiren mercanların aşağı yukarı yüzde 33’ü ve bütün deniz memelilerinin üçte birinden çoğu da tehdit altında.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ve Londra Zooloji Derneğinin eş güdümlü hazırladığı “Yaşam sürdüren Gezegen Raporu”nun 2018 yılındaki tespitlerine gore ise son 50 senede, deniz türlerinin popülasyonlarında yüzde 36 azalma olurken, en çok yitik yüzde 81 ile sulak alanlarda kaydedildi.

PLASTİK KİRLİLİĞİ, OKYANUSLARI TEHDİT EDEN ETKENLERİN BAŞINDA GELİYOR

İnsanların tasarladığı karbondioksidin aşağı yukarı yüzde 30’unu emen okyanuslarda, endüstri devriminin başlangıcından bu yana, okyanus asitlenmesinde yüzde 26 artış kaydedildi. Büyük alanı karada yerleşik kaynaklardan gelen deniz kirliliğinin ise endişe {verici} düzeylere ulaştığını altını çizen UNDP’ye gore, okyanusların her kilometrekaresinde averaj 13 bin parça plastik atık bulunmantadır.

Dünya Ekonomik Forumu’nun bilgilerine gore de her sene averaj 8 milyon ton plastik, okyanus sularına karışıyor.

Bu durumun sürmesi durumunda, 2025’e posta kadar her 3 ton balığa karşılık 1 ton plastik olacağı, 2050 senesinde ise deniz ve okyanuslardaki plastik miktarının, deniz canlılarını geçeceği tahmin ediliyor.

Yunuslar, balinalar ve su kuşları, tabiatta yok olması onlarca sene alan plastik parçalarını yiyecek sanıp tüketiyor. Plastik kirliliği, çöpleri besin zanneden deniz canlılarının boğulmasına veya plastik parçalara takılarak ölümü beklemesine meydan veriyor.

Deniz ve okyanuslardaki kirlilik, sahil veya deniz trafiğinin yoğun bulunduğu noktaların ötesinde, insan erişiminin olmadığı bölgelere de ulaştı. Örnek olarak geride bıraktığımız sene mayıs ayında, Dünyanın en derin noktası sayılan, Pasifik Okyanusu’nun batısındaki Mariana Çukuru’na dalan Amerikalı deniz altı kaşifi, okyanusların en uzak ve tenha noktasında dahi, deniz tabanında plastik atık ve şeker ambalajları bulunmuş oldu.

Plastik atıkların, derinliği 10 bin 911 kilometre ile 11 bin 30 kilometre içinde tespit edilen Mariana Çukuru’na akıntılarla vardığı öngörülüyor.


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.