ACA Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Acaroğulları, yapay zekanın enerji, savunma ve üretim sektörlerinde stratejik bir katman haline geldiğini belirtti.
NATO Allied Command Transformation (ACT) tarafından Berlin’de düzenlenen Allied Foresight Conference 2026’ya endüstri delegesi olarak katılan ACA Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Acaroğulları, yapay zekanın teknolojik bir araç olmanın ötesine geçerek kritik sistemlerin yönetim anlayışını değiştiren bir güce dönüştüğünü ifade etti. Konferansta, yapay zeka, otonom sistemler ve geleceğin güvenlik teknolojileri ele alındı.
Acaroğulları, yapay zekanın otomasyonun ötesinde; riskleri önceden analiz edebilen, karar vericilere stratejik zaman kazandıran ve operasyonel dayanıklılığı artıran bir “karar destek mekanizması” olarak öne çıkacağını vurguladı. Sivil teknoloji ekosistemi ile savunma sanayii arasındaki etkileşimin artık çift yönlü olduğunu belirten Acaroğulları, şu ifadeleri kullandı:
“Teknoloji transferi artık tek yönlü değil. Sivil alanda geliştirilen yenilikler savunmaya, savunma ekosistemindeki deneyimler ise endüstriyel dönüşüme katkı sağlıyor.”
Yapay Zeka: Ekonomik Bir Kaldıraç Olarak Değerlendiriliyor
Türkiye’nin savunma sanayii, enerji ve kritik altyapı projelerinde yapay zeka odaklı yerli çözümleri daha etkin kullanmasının ekonomik bir zorunluluk olduğunu belirten Acaroğulları, bu dönüşümün dış ticaret dengesi üzerinde stratejik etkileri olacağını savundu. İthal teknoloji bağımlılığını azaltma potansiyeline dikkat çeken Acaroğulları şunları söyledi:
“Yapay zeka destekli yerli çözümler yalnızca operasyonel kabiliyeti artırmakla kalmayacak; ithalatı azaltan, ihracat kapasitesini güçlendiren ve cari açığın yapısal olarak düşürülmesine katkı sağlayan stratejik bir ekonomik kaldıraç hâline gelecek.” — Ahmet Acaroğulları, ACA Group Yönetim Kurulu Başkanı
Yapay Zeka, Stratejik Bir Katman Olarak Konumlanıyor
Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında 10 milyar dolar barajını aşmasının, yüksek katma değerli teknolojilerin önemini kanıtladığını belirten Acaroğulları, 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı yapması beklenen yapay zeka teknolojilerinin doğru yorumlanması gerektiğini vurguladı. Acaroğulları, bu konudaki görüşlerini şu şekilde dile getirdi:
“Geleceğin rekabet avantajı, yalnızca daha fazla veri üretenlerde değil; veriyi doğru yorumlayan, zayıf sinyalleri erkenden fark eden ve yapay zekayı karar süreçlerinin doğal bir parçası haline getiren kurumlarda olacak.”
Acaroğulları, Türkiye’nin bu alandaki mühendislik birikiminin büyük bir fırsat barındırdığını ifade etti.







