Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla bankacılık işlemlerinde zorunlu kimlik tespiti limitleri artırıldı. Yürürlüğe giren düzenleme doğrultusunda finans kuruluşlarında işlem sınırları güncellenirken, dijital kanallardaki ıslak imza şartına esneklik getirildi ve denetim raporlama adımları tek çatı altında sadeleştirildi.
Kimlik Doğrulama Limitleri Yükseltildi
Resmi Gazete’de yayımlanan “Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile finansal işlemlerdeki parasal kontrol basamakları yeniden belirlendi. Düzenleme kapsamında, müşterilerin rutin bankacılık işlemlerindeki doğrulama süreçleri ve kurumların uyum standartları revize edildi.
Yeni kurallarla birlikte uygulanan parasal eşikler şu şekilde güncellendi:
Temel Kimlik Tespiti Sınırı: Daha önceki uygulamada 185 bin TL olan genel sınır 370 bin TL seviyesine yükseltildi.
Alt İşlem Eşikleri: Kapsam dahilindeki kimi işlemlerde 15 bin TL olarak tatbik edilen alt limit 30 bin TL’ye çıkarıldı.
Belirlenen parasal tutarların altında kalan finansal hareketlerde, kurumlar kimlik doğrulama aşamalarını daha sınırlı ve esnek yöntemlerle tamamlayabilecek.
Dijital Kanallarda Doğrulama Esnekliği
Mobil ve internet bankacılığı üzerinden yürütülen işlemlerde güvenlik prosedürleri yeniden yapılandırıldı. Finans kuruluşları, sistemde doğrulanmış cep telefonuna iletilen tek kullanımlık şifre (OTP) ile gerçekleştirilen operasyonlarda müşteriden ek olarak fiziki ıslak imza talep etmeyebilecek.
Söz konusu kolaylığın devreye alınabilmesi için tercih edilen mekanizmanın işlem risk seviyesiyle örtüşmesi, yetkisiz girişimleri önleyecek güvenlik standartlarını sağlaması ve kişinin kimliğini kesin olarak teyit edebilmesi şart koşuluyor.
Denetim ve İnceleme Raporları Sadeleşiyor
Finansal sektördeki bürokratik yükü hafifletmek amacıyla denetim ve teftiş raporlamalarında yeni bir sisteme geçildi. İnceleme safhasında mevzuata aykırı herhangi bir durum saptanması halinde bütün bulgular tek bir raporda birleştirilecek. Bu yöntemle inceleme ve denetim adımlarının daha kısa sürede neticelendirilmesi amaçlanıyor.







