Kenya savanında büyük otçulların 18 yıl boyunca engellendiği alanlarda yürütülen bilimsel deney, filler ve zürafaların bitki örtüsü üzerindeki doğrudan etkisini gösterdi. Hayvanların bulunmadığı dönemde hızla sıklaşan ve uzayan ağaç örtüsü, 2017 yılında çitlerin kaldırılması ve otçulların bölgeye dönmesiyle belirgin bir gerileme sürecine girdi.
Araştırmacıların 1999 senesinde başlattığı projede, belirli sahalar tel örgülerle çevrilerek iri memelilerin erişimine tamamen kapatıldı. Yıllar süren takipte korunan bölgelerdeki ağaç örtüsü yüzde 60 oranını aşarken, yaban hayatının serbestçe beslendiği kontrol alanlarında bu miktar yüzde 21 ila 32 seviyelerinde kaldı.
Çitlerin Kaldırılması ve Otçulların Dönüşü
Alandaki engellerin 2017 yılında sökülmesiyle fil, zürafa ve impala sürüleri yeniden eski arazilerine giriş yaptı. Otçul popülasyonunun dönüşüyle birlikte ağaçlardaki boy uzaması yavaşladı, taç gelişimi duraksadı ve kuruyan ağaç sayısı hızla arttı. İki yıl içinde, hayvanlardan izole edilen sahalar ile doğal kontrol alanları arasındaki boy farkı tamamen ortadan kalktı.
Otçulların bölgedeki varlığı ağaç örtüsünü süratle azaltarak 2025 senesinde deneyin ilk günlerindeki değerlere yaklaştırdı; ancak ağaç sıklığı yüksek kalmayı sürdürdü. Bilim insanları, büyük otçulların yokluğunda gelişen çevresel değişimlerin hayvanların gelişiyle bütünüyle sıfırlanmadığını, bu türlerin yalnızca tüketici değil, bitki mimarisini şekillendiren temel unsurlar olduğunu belirledi.








