2020-07-14T23:51:50+03:00
Ana Sayfa Dünya 14 Temmuz 2020 77 Görüntüleme

Ya bar ya da sinema yaptılar… Olmadı kilit vurdular! Yunanistan’daki camileri böyle tahrip ettiler

Ya bar ya da sinema yaptılar… Olmadı kilit vurdular! Yunanistan’daki camileri böyle tahrip ettiler

Yunanistan Ayasofya camii amacıyla Avrupa’da ilgi çekmeye çalışırken Osmanlı döneminden kalan eserlerin kimini ise ya bar-pavyon veya terbiye dışı filmlerin oynatıldığı sinemalara çevirdi.

Ayasofya’nın ibadete açılmasına Yunanistan’dan yoğun eleştiriler yöneltilirken, bu ülkedeki Türk-İslam eserlerinin hali yeniden gündeme geldi.

Yunanistan’da, Türk-İslam mimarisine ilişik 10 binin üstünde yapıt ve yapıt kalıntısı varolduğu öngörülüyor.

Osmanlı döneminde inşa edilen birtakım yapıtlar, restorasyon bahanesiyle dönüştürülmeleri amacıyla “Bizans” devresine mensup oldukları tarafında kayıt altına alınırken, kaderlerine terk edilen çoğu yapıt de zamanla harabeye döndü.

{Halen} ayakta olan ve geçmişte müze, bar, cafe, sergi salonu, dükkan, kamu binası, basımevi, kilise, etik olmayan filmler gösterilen beyazperde ile bar-pavyon olarak sarfedilen onlarca caminin fazlası ibadete kapalı tutulmaya devam etmekte.

Selanik’te 1468 senesinde inşa edilen ve şehrin en eski camisi Hamza Bey Camisi, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasının sonrasında bir müddet ibadethane olarak kullanıldı. Ileri senelerde ise caminin kesme taştan oluşturulan minaresi yıkıldı, kubbesindeki kalem işleri, makale levhaları silindi ve içindeki geçmeli ahşap minberi yok edildi.

Şehrin ana caddelerinden Egnatiya üstünde tespit edilen cami 1927’de Yunan NGB (National Bank of Greece) bankasının mülkiyetine geçirildi. Ardından hususi kişiye satılan caminin dışa bakan kısımları bölünerek dükkan yapılmış oldu, iç alanı ise beyaz perdeye dönüştürülerek 80’li senelere kadar erotik filmler sunumu amacıyla kullanıldı.

Yanya bölgesinde bulunan Narda (Arta) şehrindeki Faik Paşa Camisi, mübadeleden sonrasında bir ara kiliseye çevrildi. Ardından terk edilen caminin 1970’li senelerde bar-pavyon olarak kullanıldığı biliniyor.

Çevresindeki kalıntılardan 15. yüzyılda bir külliyenin merkezi olarak inşa edilmiş olduğu anlaşılan cami, henüz harabe durumda bulunmantadır.

Diğer taraftan, başta başkent Atina olmak suretiyle Yanya, Yenicei Vardar, Girit, Larisa ve Kavala şeklinde çoğu mühim şehirdeki camiler ve zamanı yapılar da aynı kaderi paylaşmaya devam etmekte.

İbadete açık resmi camisi bulunmayan Atina’da, en eski cami olan Fethiye Camisi, kentin Osmanlı idaresinden ayrılmasının sonrasında askeri cezaevi ve depo şeklinde çoğu değişik hedef amacıyla kullanıldı.

ARŞİV VE SALNAMELERDE KAYITLI ESELERİN İZİNE DAHİ RASTLANMIYOR

Fatih Sultan Mehmet doğrultusundan 1458’de yaptırıldığı sayılan ve kentin simgesi Akropolis’in eteklerinde, arkeolojik bölge içindeki Roma Agorası’nda bulunan camide 2010’a kadar zamanı yapıtlar depolandı. Cami, sonrasında başlatılan restorasyon çalışmalarının 2017’de tamamlanmasının sonrasında sergi salonu olarak kullanılıyor.

Fethiye Camisi’nin birkaç yüz metre ilerisinde de Cizderiye Camisi bulunmantadır. Kentin gezinsel yerlerinden Monastiraki Meydanı’nda bulunan ve senenin büyük alanında kapalı tutulan bu cami de devre devre ziyaretçilerine seramik müzesi olarak hizmet sağlıyor.

Arşiv ve salnamelerde kayıtlı Atina’daki Türk-İslam eserlerinden Yeni Cami, Kubbeli Cami, İç Kale Camisi, Mehmet Voyvoda Muallimesi, Hüseyin Efendi Tekkesi ve Hacı Ali Hamamı şeklinde yapıların ise bugün izine dahi rastlanmıyor.

ATİNA’DA İNŞA EDİLEN CAMİ

Diğer yandan, 10 seneler devam eden tartışmalardan sonrasında Atina’da inşaatı tamamlanan ilk “resmi cami”nin açılış zamanı {halen} belirsizliğini savunuyor.

Votanikos semtinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ilişik kullanılmayan bir alandaki eski yapılar restore edilerek yapılan ve açılışı 5 kez ertelenen 350 şahıs kapasiteli caminin minaresi bulunmuyor.

Müslüman Türk nüfusun yaşamış olduğu Batı Trakya ve 12 adalar haricinde ibadete açık resmi cami bulunmayan Yunanistan’ın başka yerlerinde yaşam sürdüren Müslümanlar, ibadetlerini apartmanların bodrum katları ve dernek merkezi şeklinde kendi imkanlarıyla kurmuş oldukları mekanlarda gerçekleştirmek mecburiyetinde kalıyor.

ÜLKEDEKİ CAMİLERİN ÇOĞU İBADETE KAPALI

Yunanistan’da, {halen} ayakta olan onlarca caminin fazlası ibadete kapalı, kimileri kiliseye çevrildi, bazıları ise kaderine terk edilmiş halde.

Ülkede Osmanlı döneminden kalma birden fazla eski yapı da hakkaniyet sarayı, vilayet konağı şeklinde hizmet binalarına dönüştürüldü.

Selanik, Drama, Kastoria, Eğriboz, Kavala, Dimetoka, Koniça ve Serez bölgelerinin yanı sıra Rodos ve Midilli adaları olmak suretiyle birtakım Ege adalarında da Osmanlı mimarisine ilişik bakımsızlıktan harabeye dönüşen birden fazla cami, türbe, köprü ve hamam şeklinde zamanı yapıt kalıntıları bulunmantadır.

Başta Selanik’teki Yeni Cami ve Alaca İmaret Camisi olmak suretiyle ayakta kalanlar ise tekrar müze ve sergi salonu olarak kullanılıyor.

Yunanistan’ın ilk başkenti Nafplio’da bir müddet meclis olarak hizmet veren, bugünümüzde ise kültür merkezi olan Ağapaşa Camisi’nin yanı sıra Vuleftiko Camisi ise beyazperde ve konuşma salonuna çevrilmiş halde.

Dimetoka’da 2017’de çıkan yangın neticesinde çatısı ve kubbesi büyük hasar gören zamanı Çelebi Mehmed Camisi hala restore edilmeyi bekliyor.

1420’li senelerde inşa edilen ve Avrupa’da en eski cami olan Çelebi Mehmed Camisi, Osmanlı mimarisinde tek kırlangıç kubbeli ahşap örneğin biliniyordu.

Karaferya’da 1716 evvel inşa edilen Eminzade Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı, ileri senelerde mimarisinde oluşturulan farklılıklarla bir Ortodoks mekanına dönüştürülürken, Kavala’da 1530’da inşa edilen İbrahim Paşa Camisi ise kilise yapılmış oldu.

Gümülcine’de Sultan Murat Hüdavendigar saatinde inşa edilen ve yüzyıllarca misafirhanesi, aşevi, mescidi ve sebili ile yolda kalmışlara hizmet vermiş Poşpoş Tekkesi ise Gümülcine Belediyesi doğrultusundan Türkiye’den göç etmiş birtakım Rumlara konut yapılmak suretiyle 1990’lı senelerde yıktırıldı.

Gümülcine’de en mühim Osmanlı eserlerinden bir tanesi olan eski mahkeme binasının kapı ve pencerelerinin dış kısmındaki oyma ay yıldız süslemeler bir müddet evvelce Gümülcine Belediyesi doğrultusundan silindi.

Gümülcine merkezinde tespit edilen Gazi Evrenos Bey İmareti de duvarı yıkılarak evvelce elektrik santraline dönüştürüldü, sonrasında restore edilerek girişine eklenen Helenistik dönemden kalma bir heykel başı ile Bizans damgası vuruldu.

KAPALI TUTULAN CAMİLERDE NAMAZ KILMAK İÇİN İZİN VERİLMİYOR

Yanya, Girit ve Larisa şeklinde çoğu mühim Yunan şehrindeki camiler de aynı kaderi paylaşmaya devam etmekte.

Rodos’taki Sultan Mustafa Camisi de nikah törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Batı Trakya’daki Müslüman Türk Azınlığa ilişik din görevlilerinin ülkenin başka yerlerinde atıl halde tespit edilen birtakım camilerde yakarış edip cuma namazı kılmak amacıyla yapmış olduğu başvurular ise Yunan idaresi doğrultusundan reddediliyor.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.