İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri küresel düzendeki belirsizliklere karşı bir “güven çıpası” olarak konumlandırdı. Sanchez’in 11-15 Nisan 2026 tarihleri arasındaki Pekin temasları, uluslararası jeopolitik dalgalanmalara rağmen “açık iş birliği” ve “istikrar” mesajı verdi. Dört yıl içindeki dördüncü ziyaretini yapan Sanchez, bu yoğun temasıyla Madrid’in Pekin ile olan ilişkilere verdiği önemi gösterdi.
Teknoloji ve Siyasi Mesajlar
Ziyaret sırasında Başbakan Sanchez, teknoloji şirketi Xiaomi’nin genel merkezini ziyaret ederek elektrikli araçları denedi ve deneyimini “Muy bien” (çok iyi) olarak nitelendirdi. Pekin’deki üst düzey görüşmelerde ise siyasi mesajlar öne çıktı:
- Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin ve İspanya’nın ticaret, yeni enerji ve akıllı ekonomi alanlarında iş birliğini derinleştirmesi gerektiğini belirtti.
- Xi, uluslararası çalkantılara rağmen iki ülkenin ortak çıkarlar doğrultusunda doğru kararlar alarak ilişkilerini koruduğunu vurguladı.
- Sanchez, İspanya’nın Çin’in küresel statüsüne değer verdiğini ve Avrupa ile Çin arasında daha güçlü bir anlayış köprüsü kurulması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik İlişkiler ve Ticaret Hacmi
İki ülke arasındaki ekonomik bağlar, diplomatik temasların yanı sıra güçlü bir ticari temele de dayanıyor. 2025 yılında iki ülke arasındaki mal ticareti yıllık %9,8 artışla 55 milyar doları aştı. Çinli şirketler İspanya’da enerji depolama bataryaları ve altyapı projelerine yatırım yaparken, İspanyol ürünleri de Çin pazarında yer buluyor. Yeşil enerji, elektrikli araçlar ve dijital ekonomi, iş birliğinin yeni odak alanları olarak belirlendi.
“Çin ve İspanya, ‘orman kanununa’ geri dönüşü reddetmeli ve gerçek çok taraflılığı savunmak için yakın iş birliği içinde çalışmalıdır.”
— Xi Jinping, Çin Devlet Başkanı
Tedarik Zincirleri ve Çok Taraflılık Savunusu
Ziyaretin önemli çıktılarından biri, küresel tedarik zincirlerinin korunması konusundaki ortak kararlılık oldu. İki lider, ekonomik ayrışma çağrılarına karşı çıkarak kurallara dayalı uluslararası düzeni savunma konusunda anlaştı. Bu tutum, İspanya’nın Avrupa Birliği içindeki diyalog yanlısı pozisyonunu güçlendirirken, Çin’in de Avrupa’da öngörülebilir bir ortak olarak konumunu pekiştirdi. Ekonomi, ticaret, eğitim, bilim-teknoloji ve tarım gibi alanlarda yeni iş birliği belgeleri imzalanarak gelecek döneme yönelik bir yol haritası belirlendi.







