Tahkîkat neticesi Rana Batı ve Zeynep K. ile ilgili düzenlenen iddianamede, iki polis memuru müşteki olarak yer aldı. Müşteki polislerin hadise günü hadise yerinde maske kontrolü amacıyla bulundukları bilgisine yer verdiği iddianamede, “Şüpheli Rana Batı’nın kurallara ideal maske takmadığı amacıyla polisler doğrultusundan uyarıldı” denildi.
POLİSLERE KÜFÜR VE HAKARET ETTİ İDDİASI
Maskesini takan Rana Batı’nın hadise yerinden uzaklaşırken polislere yönelik küfür ve hakaret içerikli sözler sarf ettiği savunulan iddianamede, bunun üstüne müşteki polis memuru B.S.’nin niçin küfrettiğini sorduğu, şüphelinin toplumsal hayatta hakaret manasına gelen orta parmak işareti yaptığı, polis memurlarının şüpheliler Rana Batı ve Zeynep K.’nın yanına gittikleri, şikayetçi olacaklarını ifade ederek karakola çağrı ettikleri iddia edildi.
Bunun üstüne Zeynep K.’nın da polislere yönelik hakaret içerikli cümleler kurduğu belirti edilen iddianamede, “Sonrasında müşteki polis memuru B.S., şüpheli Rana Batı’yı tesirsiz duruma getirebilmek ve devam ediyor olan saldırıyı önlemek suretiyle zor kullanma sınırları ortamında müdahalede varolduğu” kaydedildi.
Kuşkuluların isnat edilen suçlamaları kabul etmediği belirti edilen iddianamede, tahkîkat kapsamında elde ettikleri kamera görüntülerinde Rana Batı’nın müştekilere orta parmak işareti yaptığı, sekme atarak ve elini savurarak yaraladığı, Adli Tıp Kurumu raporuna göre müştekileri yalın tıbbi araya girmek ile giderilecek şekilde yaraladığı ifade edildi.
RANA BATI HAKKINDA 9 YIL 4 AYA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ
İddianamede Rana Batı’nın “Zincirleme şekilde vazifiyeti yaptırmamak amacıyla direnme” ve “Zincirleme şekilde kamu görevlisine hakaret” suçlarından 2 sene 15 günden 9 sene 4 ay kadar, Zeynep K.’nın da “Zincirleme şekilde kamu görevlisine hakaret” suçundan 1 sene 5 aydan 4 sene 1 aya kadar hapis cezası istendi.
İddianamenin gönderildiği İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15 gün içerisinde iddianamenin kabulü ya da reddi tarafında karar vermesi bekleniyor.
POLİSLER HAKKINDA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ
Aynı olaya dair polisler ile ilgili, “Vazifiyeti kötüye kullanma”, “Zor kullanma yetkisine dair sınırın aşılması”, “Cinsel hücum” ve “Cinsel taciz” suçundan yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildi.
Yaşanan hadise esnasında polislerin Rana Batı’ya yönelik müdahalenin meşru sınırlar içerisinde kaldığı, Rana Batı’nın ise polise vazifesini yaptırmamak amacıyla tekme attığı, ellerini polise doğru savurduğu belirti edilen takipsizlik kararında, “Polis memuru B.S.’den devam eden saldırıyı sonlandırmak suretiyle Rana Batı’yı zor kullanarak müdahalede bulunduğunun gördüğünüz” kaydedildi.
‘YASAL SINIRLAR İÇERİSİNDE ZOR KULLANARAK MÜDAHALE ETTİKLERİ…’
Kararda, “Bütün bu hususlar eş güdümlü değerlendirildiğinde, hadise yerinde maske denetimiyle görevli polis memurları müşteki Rana Batı’ya maske hususuyla alakalı meşru uyarılarda bulundukları, Rana Batı’nın hakaret etmesi üstüne polisler onu karakola çağrı ettiler. Rana Batı’nın gelmek istememesi nedeniyle polis memurlarına şiddet içerikli davranışlarda varolduğu, bunun üstüne polis memurlarının da meşru sınırlar ortamında zor kullanarak araya girmek ettikleri, polis memurlarının; vazifiyeti başındayken kendilerine yönelik bu tarz saldırılarda devlet otoritesini ve maruz kaldıkları şiddet eylemini düşünerek müdahalede bulunmalarının zor kullanma yetkisi kapsamında kaldığı, bu nedenden dolayı atılı suçların meşru unsurlarının oluşmadığı” savunuldu.