Nepal’de Langtang Dağı buzulunun çökmesiyle başlayan ve 1.451’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinin ardından, 4,72 milyar dolarlık yeniden inşa maliyetiyle karşılaşan hükümet Kayıp ve Zarar Fonu’na başvurdu. Yaşanan yıkım, bölgede iklim adaleti taleplerini ve tazminat tartışmalarını yeniden uluslararası gündeme taşıdı.
Ağır Bilanço ve Milyarlarca Dolarlık Hasar
Langtang/Lirung Dağı’nın kuzey yamacındaki yüksek irtifa buzulunun 26 Ağustos 2026 tarihinde çökmesiyle meydana gelen kaya tsunamisi, beş bölgede yaklaşık 1,6 milyon insanı doğrudan etkiledi. Resmi verilere göre 19 Eylül 2026 itibarıyla 5.786 kişi halen kayıp durumdayken, güvenlik birimlerinin yürüttüğü operasyonlarla 13.784 kazazede kurtarıldı.
Hazırlanan Hızlı Hasar ve İhtiyaç Değerlendirmesi raporu, felaketin oluşturduğu toplam ekonomik kaybın 2,66 milyar doları aştığını ortaya koydu. Yıkım neticesinde 7.570 özel mülk, 41 araç köprüsü, 48 kamu binası, 18 okul, yedi sağlık tesisi, 30 kültürel miras alanı ve 12 hidroelektrik santrali hasar gördü. Acil müdahale safhası için ilk altı ayda 5,7 milyon dolara, sosyal alanların rehabilitasyonu için ise 685 milyon dolarlık kaynağa ihtiyaç duyuluyor.
Bilimsel Raporlar ve Finansman Arayışı
Dünya Hava Tahsisi bünyesindeki araştırmacılar felaketin niteliğini şu ifadelerle aktardı:
Nepal-Çin sınırındaki Himalayalar boyunca enkaz seline dönüşen feci bir kaya-buz çığı
Kurum uzmanları bölgedeki taşkınların arka planına dair tespitte bulundu:
bölgede son yıllarda daha sık ve yıkıcı hale gelen taşkınlarda iklim değişikliği ile artan sıcaklıkların belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Kayıp ve Zarar Fonu’na resmi başvuruda bulunan Nepal Hükümeti, yüksek salım yapan ülkelerin mali sorumluluk üstlenmesini istedi. Fon kurulu 20 milyon dolara kadar bir kaynağı gündemine alırken kurum yetkilileri tavrını netleştirdi:
Nepal’in selin nedenlerine dair yeterli kanıt sunması gerektiğini belirtti.
İklim Adaleti Eylemleri ve Diplomatik Girişimler
Dünya Bankası tarafından iletilen imtiyazlı kredi seçeneğine karşı çıkan sivil toplum temsilcileri, borçlandırma mekanizmaları yerine doğrudan hibe talep ediyor. Seslerini duyurmak isteyen on genç aktivist, 18 Eylül 2026 tarihinde Manaslu Dağı ana kampında açlık grevine başladı.
Başbakan Balendra Shah’ın yaşanan krizi New York’ta gerçekleştirilecek 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında dile getirmesi planlanıyor. Dışişleri Bakanı Sisir Khanal da Genel Kurul kapsamındaki yan etkinliklere katılarak uluslararası kamuoyuna yardım çağrısında bulunacak.
Rasuwa, Nuwakot ve Dhading bölgelerindeki 27 barınma merkezinde 1.743 yurttaş yaşamını sürdürüyor. Barınma merkezleri haricinde kalan aile fertlerine dört ay boyunca aylık 98 dolar mali yardım sağlanması kararlaştırılırken, bir hidroelektrik tünelinde yürütülen kurtarma faaliyetlerindeki gecikmeler kamuoyunda tartışmalara yol açtı.








