2020-11-13T10:52:42+03:00
Ana Sayfa Gündem 13 Kasım 2020 26 Görüntüleme

Uzmanlar o bölgeyi işaret etti: Katil fay, Marmara’yı etkileyecek

İzmir’te Seferihisar ilçesi yakınlarında 30 Ekim’den oluşan, 115 bireyin öldüğü 1034 bireyin yaralandığı 6.6 büyüklüğündeki yıkıcı depremin sonrasında Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, Marmara Bölgesi’ndeki aktif fay hatlarıyla alakalı açıklama yaptı. Marmara Denizi içinden ve Güney Marmara üzerinden geride bıraktığımız 3 büyük ve aktif fay hattının bulunduğunu bildiren Engin Er, bu faylar üstünde 7-7.5 arasında deprem beklendiğini dile getirdi. Marmara Denizi ortamında tespit edilen Kuzey Anadolu fay hattının kırılması halinde ortaya istikbal olan depremin tsunami etkileri yaratacağını bildiren Er, Kuzey Anadolu fayı ortamında tespit edilen 3 ayrı fay kolunu ise ‘Katil fay’ olarak değerlendirdi. ‘MARMARA’NIN TAMAMI ETKİLENECEK’Kuzey Anadolu fay hattı üstünde oluşması beklenilen depremin Marmara Bölgesi’nin tamamını etkileyebileceğini dile getiren Er, şu şekilde söyledi:”Güney Marmara’yı etkileyecek olan depremlerden bir tanesi de tüm Marmara Bölgesi’ni etkileyecek olan depremlerden biridir. O da Kuzey Anadolu fay hattının kuzey kolu olarak isimlendirilen ve bazı zamanlar İstanbul depremi olarak hatalı adlandırılan fay hattı üstünde meydana gelebilecek bir depremdir. Aşağı yukarı 7-7.5 arasında olabilecek bir deprem. 7’nin üstünde olacağı ve 7.5’e kadar çıkacağı değerlendiriliyor. Tarihsel dönemlere baktığımızda Marmara Denizi içinden geride bıraktığımız faylarda 1766-1509’da 7 ve 7.5 büyüklüğünde depremle olmuş ve meydana gelen depremler yalnızca Marmara Denizi çevresinde değil Avusturya, İtalya gibi ülkelerde hissedilmiş depremlerdir. Bu depremlerin tekrarlama periyoduna baktığımız vakit 1999 depreminden sonra sismik boşluk olarak isimlendirilen yerde meydana gelebilecek depremin büyüklüğü den tekrar 7.5 büyüklüğüne kadar varabileceği özetlenebilir. Burada oluşacak olan bir depremin tüm Marmara Denizi’ne kıyısı olan il ve ilçelerde hissedilmesi beklenmektedir. Burada oluşacak olan deprem bunun yanı sıra tsunami etkileri den gösterebilecek bir depremdir. İzmir’den meydana gelen deprem gerçekten normal atımlı, normal fay olarak adlandırdığımız bir fay çeşididir. Marmara Denizi’ndeki fay, taraf atımlı fay olduğu halde, taraf atımlı faylarda heyelan beklenmez ancak Marmara Denizi ortamında tespit edilen gevşek zeminlerin bu depremle birlikte hareket etmesi beklendiğinden ve bu kütle hareketi ortamında meydana gelebilecek tsunaminin Bursa’nın Gemlik, Mudanya, Balıkesir’te kıyı ilçelerini, Marmara Denizi’ne kıyısı tespit edilen tüm illerin kenarlarında etkisini göstermesi beklenilen bir tsunami etkileri olacaktır. Bundan dolayı burada meydana gelebilecek bir deprem Güney Marmara’yı etkileyecek” dedi.‘7 ÜZERİ DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ VAR’Deprem hemen çıkan enerjinin büyüklüğü, deprem olan noktaya tespit edilen mesafe, zeminin {özellikleri} gibi faktörler binaların yıkılmasındaki belli başlı sebeplerden bir kaç tanesi olduğunu hatırlatarak, aktif fay hatları üstüne bina inşa edilmesinin hatalı olduğunu bildiren Engin Er, “Kuzey Anadolu fay hattının orta kolları olarak adlandırdığımız İznik Gölü’nün güneyinden başlayıp Gemlik’te bir kaç kola ayrılan, Orhangazi fayı olarak devam eden, Mudanya’nın denizle birleştiği noktanın kenarından geçip Karacabey’e doğru devam eden Kuzey Anadolu fay hattının orta kolu üstünde meydana gelebilecek 7 büyüklüğünde bir deprem beklenmekte. Burada meydana gelebilecek bir depremin tekrar Güney Marmara’yı etkileyeceği bekleniyor. Üçüncü bir deprem kolu şeklinde de Kuzey Anadolu fay hattının güney kolu olarak adlandırdığımız İnegöl’dennenboom başlayıp Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer’dennenboom gelip Uluabat’a doğru devam eden fay hattıdır. Burada da, tarihsel dönemlerde meydana gelen depremlere baktığımız vakitte 7-7.2 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeli var. Burada meydana gelebilecek deprem den gerçekten Güney Marmara’nın tamamını etkileyecek özellikte bir deprem. Binaların yıkılmasına sebep olan etken yalnızca deprem değildir. Çıkan enerjinin büyüklüğü, deprem olan noktaya bulunduğumuz yerin mesafesi, bulunduğumuz zeminin {özellikleri} gibi faktörler binaların yıkılmasındaki belli başlı sebeplerden bir kaç tanesi” şeklinde konuştu.‘DOĞAL OLAY DOĞAL AFETE DÖNÜŞÜYOR’Depreme karşı tedbir alınmadığı takdirde natural vakanın natural afete dönüştüğünü bildiren Engin Er, şöyle dedi;”İzmir depremine 30 kilometre uzaklıkta olan Seferihisar’da yıkım olmadı. Deniz kenarında bulunduğu amacıyla ufak çaplı tsunami yaşandı. Bayraklı ilçesi ise, depremin merkez üssüne 70 kilometre mesafede olduğu halde burada yıkım ve can kayıbı oldu. Aynı şekilde Bursa’ya ve Güney Marmara’ya baktığımız vakit, birtakım zeminlerin depremi büyütme özelliği olduğunu görüyoruz. Tıpkı Bayraklı’da bulunduğu gibi. Bursa’nın Osmangazi, Yıldırım gibi ilçelerinde, buradan devam ettiğimizde Çanakkale’ye kadar sıvılaşma özelliğini gösteren zeminler var. Bundan dolayı depremin oluş yeri, depremden çıkan enerjinin büyüklüğü,  bulunduğumuz yerin depremin odak merkezine mesafesi, bulunduğumuz zeminin sıvılaşma özelliği gösterip göstermemesi gibi faktörler birlikte değerlendirildiğinde, bunların olumsuz olarak değerlendirdiğimiz vakit, natural olayların natural afetlere dönüşmesi beklenilen bir hadise durumuna gelmektedir. Genellikle Güney Marmara’yı ve Marmara Bölgesi’nin tamamını etkilemesi beklenilen, devletin resmi kurumlarının açıkladığı, aktif, diri, canlı fay olarak isimlendirdikleri, insanlara etkileri bakımından da katil fay olarak adlandırılan bu üç fay hattı üstünde meydana gelebilecek bir depremin Marmara’yı ve Güney Marmara’yı etkilemesi beklenmektedir.”


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.