2020-06-08T08:45:51+03:00
Ana Sayfa Ekonomi 8 Haziran 2020 83 Görüntüleme

Turizm Yatırımı Yapmanın Şuan Tam Zamanı!

Turizm Yatırımı Yapmanın Şuan Tam Zamanı!

Erkan Güral, gezim ve sanayide devam eden 800 milyon TL’lik yatırımları bulunduğunu söyleyerek “Pandemi moduna asla girmedik. Ne satışımız yavaşladı, ne yatırımları durdurduk. Ülkemiz aden benzer biçimde. Bugünler gelir geçer. Bu proses yarın biter. Gezim yatırımı tam da şimdi yapılır” dedi.

Kütahya Seramik ve Porselen markalarıyla tanınan sanayici Güral Ailesi, NG markalı 2 oteliyle gezim pazarında de etkinlik işaret ediyor. Korona evveli turizmde gelişme sonucu alan ve yeni otel yatırımları amacıyla butona basan takım, meydana gelen ürkü havasından asla etkilenmedi. Bu zamanda aksine vites büyüttüklerini izah eden NG Kütahya Seramik Porselen Gezim A.Ş. Idare Kurulu Başkanı Erkan Güral, “Biz pandemiyi yalnızca duyduk. Asla yaşamadık, asla o moda girmedik. Durduğunuzda, yeniden hareketlenmek zahmetlidir. Asla durmadık, yavaşlamadık” diyor.

Turizmde yatırım planlarınız vardı, sürüyor mu?

Evet devam etmekte. Sapanca’daki ikinci otelimiz bitme noktasına geldi. Antalya Göynük’te bir otel yatırımımız var. Onu da önümüzdeki sene gezim sezonuna hazır etmeyi planlıyoruz. Bir de İstanbul’da Basın Ekspres Yolu’nda yaşama geçecek ve Marriot markasıyla işletilecek bir otelimiz var. Henüz devam eden 800 milyon TL’lik yatırımımız var. Biz yatırımlarımızı durdurmadık, yavaşlatmadık da.

HİÇ PİŞMAN DEĞİLİZ

Sektör koronayla sarsılmışken, bu kadar gezim yatırımı gerçekleştirmek riskli değil mi, pişman mısınız yatırıma başladığınız amacıyla?

Şu an gezim yatırımı gerçekleştirmek {gayet} mantıklı. Başladığımıza asla pişman değiliz. Hem de biri Kapadokya’da öteki Bodrum’da planlamasını yaptığımız 2 otel daha var. Ülkemiz aden bir ülke. Coğrafyasına, zamanı eserlerine, doğasına baktığında her yeri ayrı hususi ve güzel. Bu süreçler bugün adım atar, yarın biter. Hiçbir şey kalmaz. Biz pandemiyi yalnızca duyduk. Asla yaşamadık, asla o moda girmedik. İyi ki de o şekilde yapmışız. Zira çarklar durduğunda yeniden hareketlenmek oldukça zor oluyor.

Peki tüketicinin tepkisi iyi mi, talep var mı otellere?

Sapanca’daki otelimizde açılır açılmaz yüzde 50 doluluğa ulaştık. Bodrum’da da sezonu açanlar bulunduğunu görüyoruz. Bu tarz şeyleri görmek güzel.

Fabrikalarda son hal iyi mi?

Biz hem Kütahya Porselen’de hem Kütahya Seramik’te üretime tam kapasite devam ettik. Doğal bütün tedbirleri aldık. Kargoları direkt ambara alıyoruz, 1 gün bekletiyoruz. Dışarıdan konuk almıyoruz. Bürolar dezenfekte ediliyor. Servisler yüzde 50 kapasiteyle çalışıyor. Sıfır vakayla şu zamana kadar kadar geldik. Bu hususta Kütahya Organize Endüstri Bölgesi’ndeki bütün işletmelere de rol model olduk.

Peki talep düştü mü bu süreçte?

İlk 4 ay itibarıyla Türk seramik sektörü yüzde 30-40 daraldı. Bizde ise siparişlerde yavaşlama dahi yok. Bu vesileyle öğrendim ki doğru satış politikaları gerçekleştirmişiz, doğru ürün kümeleri üretmişiz. Bu süreçten tüm dünya etkilendi ancak biz hâlâ tüm dünyaya mal satıyoruz. ABD’da kan gövdeyi götürüyor ancak hâlâ bizim en mühim pazarlarımızdan biri. Rusya ve Avrupa’da da oldukça güçlüyüz. Örneğin İspanya bir seramik ülkesidir. Ve biz Türkiye’den açık ara en çok seramik ihracatı icra eden şirketiz. Tereciye tere satmaya devam ediyoruz. Bence burada aslolan mühim olan yarattığımız katmadeğer. Diğer sektörler benzer biçimde 100 TL’lik dışsatım amacıyla 90 TL’lik dışalım. yapmıyoruz, 100 liralık ihracatın yüzde 10’u maksimum ithal.

Birçok şirket koronaya bakılırsa yol haritasını şekillendirdi, yeni stratejiler saptadı… Takım olarak ve bireysel anlamda iyi mi dersler çıkardınız bu zamanda?

Tüketim yoksa petrolün bile değersiz bulunduğunu gördük. ABD, Rusya hep süper güç olarak anılır. Bunların süper güç olmadığını öğrendik. Oldukca ilerlemiş, oldukça eğitimli olarak herkezin bildiği AB ülkelerinin tamamıyla katagoride kaldığını gördük. Sayılara baktığımızda bu krizi en iyi yöneten ilk 3 ülkeden biri Yeni Zelanda ve Almanya’yla eş güdümlü Türkiye. Azca olay ve azca ölüm olması dünyadaki konumumuzla alakalı oldukça şey konu alıyor. Türkiye turizmi de bundan yarar sağlayacak.

Sizin hedeflerinizde sapma olur mu bu sene?

2020 bütçemiz, 2019’un yüzde 20 üzerindeydi. Bir ihtimal onu yakalayamayabiliriz ancak en fena senaryoda geride bıraktığımız yılki sayılara ulaşırız. Biz önümüzün açık bulunduğunu düşünüyoruz. Geride bıraktığımız sene 1.5 milyar TL ciro yapmıştık. Bunu bu sene yakalarız.

BU YAZ TATİL BİRAZ DAHA PAHALI OLUR

Bu yıl değişik bir gezim sezonu yaşayacağız değil mi?

Doğal kapasiteler yüzde 50’ye inecek. Spa, masaj, havuz benzer biçimde alanlarda oldukça daha düşük insan birlikte olacak. Maksimum hijyen, en az ilişki diyebiliriz. Doğal eskisi benzer biçimde açık büfeler de olmayacak. Servisi otel görevlisi meydana getirecek.

Doğal şunlar maliyet artışı demek. Bu tüketicinin cebine yansır mı?

Bu maliyet artışları misafirlere de bir oran yansıyacaktır. Miktar ne olur bilemiyorum ancak işletmeler yükselen maliyetlerin tamamını karşılamakta zorlanabilir. Hepsi olmasa da bir alanı misafire yansıtılacaktır. Yeni devresinin başlangıç süreci birazcık meşakkatli olacak, bunu kabullenmek lazım. 

TURİZMDE SUNİ TENEFFÜS YILI

Yaşanmış olan proses ardından gezim sektörü bu yıl yaralarını sarabilir mi?

Bu sene yaralar pansuman yapılır ancak tam tedavi olmaz. Zira Türkiye’nin 3 ana piyasası Rusya, İngiltere, Almanya. Ve bu ülkelerin tamamında problem var. O yüzden oldukça beklenti içine girmemek lazım. Birazcık tatsız tuzsuz bir sürem olacak ancak sektör nefessiz de bırakılmayacak. Bu sene bir yapay solunum olsun yıla yeniden kuvvetli bir başlangıç yaparız. 

BEN PANDEMİ ORTADA YOKKEN DE ‘SOSYAL MESAFELİ’ YAŞIYORDUM

‘Toplumsal uzaklık’ hali ne kadar devam edecek sizce. Bu tesisler amacıyla sürdürülebilir bişi mi?

Sanıyorum bu tür olması gerekiyor. Ben kendi aşamaya esasen hep toplumsal mesafeli yaşam sürdüren bir insandım. Pandemi ortada yokken de hijyene maksimum itina gösteriyordum. Kapı kollarını elimle tutmam, tuzlukları ellemem, birinin dokunduğu ekmeği yemem, bir başkasının çatalını alıp bırakmışlığım yoktur. Ben esasen şahsi olarak bu tür yaşıyorum. Ve artık da bu tür olması gerektiğine inanıyorum. En azından aşı bulunana kadar bu tür olmalı. 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.