2020-05-28T08:46:53+03:00
Ana Sayfa Gündem 28 Mayıs 2020 122 Görüntüleme

Seçil Özkan Vatandaşları Uyardı!

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı öğretim üyesi ve İlim Kurulu üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan, koronavirüs salgınının başlamasından 1 ay sonrasında Sıhhat Bilimleri Üniversitesi Dr. öğretim üyesi Hülya Şirin ile birlikte web üstünden el hijyeni mevzusunda emek harcama yaptıklarını söyledi. Çalışmayla 8 bin 500 kişiye ulaştıklarını belirten Özkan, “Toplumumuz el hijyenini yüzde 90’ların üstünde önemsiyor. Fakat maske ve maskeyi uygun kullanmada bu oran yüzde 70’lere kadar düşüyor. Bu çalışmada şunu gördük ki, toplumumuzun en önemsediği mevzu el hijyeni. Bu oldukça sevindirici bir şey, el yıkamaya oldukça odaklılar ve bu mevzuyu önemsiyorlar. Başka mevzularda toplumsal mesafe, maskenin doğru kullanımı mevzusunda yanlış davranışları var. Bu tarz şeyleri da zaman içinde aşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

‘TOPLUMDA 2 UÇ NOKTA OLUŞTU’

Salgın sürecinde cemiyet davranışlarının oldukça mühim bulunduğunu vurgulayan Özkan, “Bizim ‘2E-2M’ dediğimiz formülle ‘mümkünse evde kal’, ‘el hijyenine dikkat et’, ‘toplumsal ya da fiziki mesafeye uy’, ‘yüz burun ve ağız için koruyucu maske kullan’ı ifade ediyoruz. Bu davranışları ‘şöyleki yapın, bu şekilde yapın’ diye habire öneriyoruz fakat toplumda bu süreçte değişik bir yapı oluştu. Ben buna 2 uç nokta diyorum. Bunlardan bir tanesi ‘Masayı sildim mi’, ‘Kapı kolunu sildim mi’ şeklinde obsesif kompulsif davranışlar göstermeye başlama, bir tanesi de bu önlemlerden yorulduğu için bu pandemide komplo teorileri üretip ‘Yalan bir şey bunlara inanmıyorum’ diyen öteki uç nokta. Bu iki uç nokta oldukça tehlikeli” dedi.

‘2 UÇ NOKTADA KALIRSAK 2’NCİ DALGAYI YAŞAYABİLİRİZ’

“Yeni normale geçtiğimizde bu 2 uç noktada kalırsak yeniden 2’nci bir dalga yaşayabiliriz” diyen Prof. Dr. Özkan, uç noktalardan ortaya gelinmesi icap ettiğini söylemiş oldu. Özkan, şunları kaydetti:

“Ne saat başı kapı kollarını temizleyelim ne de oldukça umursamaz olalım. Bu 2 uç noktadan uzaklaşmamız gerekiyor. Diğer uç noktada yorulacağız. Biz buna ‘tedbir yorgunluğu’ diyoruz. O yönden dezavantaja düşeceğiz ya da ruhsal sorunlarımız çıkacak. Bu aşamada ise ‘bana bir şey olmaz’ psikolojisi ile de gene 2’nci bir dalgaya niçin olabileceğiz. Marketten yoğurt aldın, kabını sabunlu bir bezle silip dolabına yerleştirirsin, yeniden alırken silmezsin ya da poşetleri tek tek temizlemezsin. Evinizde riskli grup var ise birazcık daha dikkatli olabilirsiniz fakat asla bu kadar oldukça obsesif davranmamak gerekiyor. ‘Bana bir şey olmaz’ davranışı ise bizim bulaşıcı hastalıklarda da öteki hastalıklarda hep başımızı yemiştir. Maskeyle nefes almak, elimizi yıkamak zor gelebilir, antiseptik taşımak zor gelebilir fakat bunu düzgüsel ve uygun düzeyde yaparsak sağlığımızı korumuş olacağız. Sonradan ‘of, ah’ dememek için ihtiyaç duyulan kurallara uymalıyız. Psikolojimizi bozmamak için ve insanları da bunaltmamak için ihtiyaç duyulan kurallara da gerektiği kadar uymamızı önereceğim.”


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.