2020-09-18T08:15:50+03:00
Ana Sayfa Gündem 18 Eylül 2020 22 Görüntüleme

Doğu Akdeniz gerilimi! ‘Haydutluğa boyun eğmeyeceğimiz anlaşıldı’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu madalya ve beratlar kuşkusuz sizin fedakarlığınızın karşılığı olması imkansız. Esasen bir insanoğlunun canını meydana koyarak yürüttüğü bir mücadeleye dünyevi olarak paha biçilmesi olası değildir.” dedi.

Erdoğan, Beştepe Ulus Kurultay ve Kültür Merkezi’nde yapılan Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’nde davetlilere hitap etti.

Ülkeleri amacıyla gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerin yakınları ile gazilere devlet övünç madalyası ve beratı takdim etmek suretiyle bir araya gelindiğini hatırlatan Erdoğan, burada yalnızca Ankara’daki 77 şehit yakını ve gaziye mükafat verileceğini, başka şehirlerde ikamet eden şehit yakını ve gazilere de kendisi adına takdim edileceğini ifade etti.

Erdoğan, “Bu madalya ve beratlar kuşkusuz sizin fedakarlığınızın karşılığı olması imkansız. Esasen bir insanoğlunun canını meydana koyarak yürüttüğü bir mücadeleye dünyevi olarak paha biçilmesi olası değildir.” ifadesini kullandı.

Bu topraklar üstünde yüz senelerdir hür bir halde yaşanılmasının sebebinin şehitlerin kahramanlığı bulunduğunu altını çizen Erdoğan, “Şayet bayrağımız 780 bin kilometrekare üstünde özgürce dalgalanıyorsa, bu ülkenin insanı onuruyla, şerefiyle, yaşamını sürdürüyorsa kuşkusuz bunda en büyük hisse şehit ve gazilerimizin. Ne yaparsak yapalım göğüslerini vatanları amacıyla milletleri amacıyla bayrakları amacıyla ezanları amacıyla siper etmiş evlatlarımıza olan minnet borcumuzu tam anlamıyla ödeyemeyiz. Biz yalnızca bu fani dünyada şehit yakınlarımız ve gazilerimiz mağdur olmasınlar, hayatlarını belli bir standardın altında yaşam sürdürmek mecburiyetinde kalmasınlar diye çaba gösteriyoruz.” diyerek konuşmasını belirtti.

 

“ŞEHİT YAKINI VE GAZİLERİMİZİN YÜKÜNÜ HAFİFLETECEK ADIMLAR ATTIK”

Şehitlerin emanetine, gazilerin fedakarlığına layık olmak amacıyla gerçekleştirdikleri hizmetlerin en yakın şahitlerinin aileleri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 18 senede, siz değerli ziyaretçilerimizin greksinimlerini gidermek, problemlerine, sıkıntılarına çözüm bulmak suretiyle çoğu kanuni düzenlemeyi yaşama geçirdik. İstihdam hakkından gelir desteğine, eğitimden sıhhat hizmetlerine anında her alanda şehit yakını ve gazilerimizin yükünü hafifletecek adımlar attık.” şeklinde konuştu.

Aile, Emek harcama ve Toplumsal Hizmetler Bakanlığı ile başka kuruluşların gazi ve şehit yakınlarının birçok ihtiyacında daima yanlarında olduğuna işaret eden Erdoğan, şehit yakınları ve gazilerinin meseleleriyle yakından ilgilenmeye devam edeceklerini açıkladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı olarak devlet övünç madalyası ve beratı takdim edilecek bütün asker ve polislerle, ailelerine Türkiye’ye gerçekleştirdikleri hizmetler amacıyla şükranlarını yayınlayan Erdoğan, şu şekilde devam etti:

“Aziz şehitlerimizi dualarla, minnetle ve hürmetle yad ediyor ve Tanrı hepsinden razı olsun diyorum. Gazilerimize mücadeleleri, fedakarlıkları, kahramanlıkları sebebiyle teşekkürlerimi iletiyorum. Rabb’imiz, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’de, ‘Tanrı yolunda öldürülenlere, ‘ölüler’ demeyiniz. Çünkü onlar diridirler yalnız siz bunu bilemezsiniz.’ buyuruyor. Resul-i Ekrem Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz ise şehitlerle alakalı şu müjdeyi sağlıyor. ‘Asla kimse cennete girdikten sonrasında tüm dünya kendine verilebilecek olsa dahi yeniden dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler hariç. Onlar gördükleri izzet ve ikram sebebiyle dünyaya dönerek 10 kere şehit olmayı istek ederler.’ Şehitlerimiz hak katında işte bu tür bir ikramın, bu tür ulvi bir payenin sahipleri. Onlar nübüvvetten sonrasında en ulu makama ulaşmanın şerefini taşıyan seçilmiş insanlardır.”

“SEN DE İSMİNİ ALTIN HARFLERLE TARİHE YAZDIRDIN”

Şehitlik ve gaziliğin İslam inancında bir nasip sorunu bulunduğunu açıklayan Erdoğan, şunları kayıt etti:

“Henüz burada bizlerle eş güdümlü olduklarına inandığım şehitlerimizin aziz ruhaniyetine seslenmek isterim. ‘Ey şairin ifadesiyle yurdu yaşatmak amacıyla toprağa düşen şehit. Sen ki bu toprakların her karışını kanlarıyla sulayan bir ecdadın evladısın. Binlerce senedir nice saldırılara göğüs geren ecdadın şeklinde sen de adını altın harflerle tarihe yazdırdın. Sıksan şüheda fışkıracak bu topraklara ebediyen düşman ayağı basan arayacağını bir kez daha kanıt ettin. Senin meydana koyduğu cesaret, mazlumların kalbine sekine, zalimlerin kalbine korku saldı. Dünyada inancı, özgürlüğü, haysiyeti ve mensubu bulunduğu milletin geleceği amacıyla senin gösterdiğin fedakarlığı meydana getirecek pek azca insan bu.

Bizlere bıraktığın emaneti, son nefesimize kadar muhafaza edip, istikbal nesillere devredeceğimizden güvenilir ol. Senin uğruna can verilen mukaddes değerleri namusumuz bilecek kutlu bir emanet şeklinde edebiyete kadar taşıyacağız. Özgürlük Marşı şairimiz Mehmet Akif’in o güzel mısralarıyla söyleyecek olursak, ‘Yılmam, ölümden yaradan askerim ordu gazi dedi. Peygamberim bir dileğim var, ölürüm isterim. Yurduma tek düşman ayak basmasın. ‘Amin’ desin hep aniden yiğitler. Allahuekber gökten şehitler. Amin amin. Allahuekber.’

Tanrı’ın izniyle bizlerde her karışında bir yiğidin yatmış olduğu bu güzel vatana düşman ayağı bastırmayacağız. Bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımızı indirmeyeceğiz. Şehadetleri dinimizin esası olan ezanlarımızı susturmayacağız. Bedeli kanla ödenmiş bağımsızlığımıza halel getirmeyeceğiz. Milletimizin kutlu yürüyüşüne set çekilmesine müsaade etmeyeceğiz. İstikbalimizin garantisi olan sonsuz ve öncesiz kardeşliğimizin zedelenmesine, zayıf satılmasına katiyen izin vermeyeceğiz. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi sahipsiz bırakmayacağız.” DOĞU AKDENİZ MESAJI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz’ile ilgili “Tehdit dilinin işe yaramadığı, Türkiye’nin şantaja ve haydutluğa boyun eğmeyeceği, bundan sonra mevzunun bütün muhatapları doğrultusundan anlaşılmıştır.” dedi.

Erdoğan, Beştepe Ulus Kurultay ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’nde söyledi.

Yalnızca şehit yakınları ve gazilere değil, şehitlerin gösterdiği istikamete de sımsıkı sarıldıklarını bildiren Erdoğan, Türkiye’yi büyüterek, Türkiye’nin ekonomisini, itibarını, dayanışmasını, kardeşliğini yücelterek aziz şehitlerin vasiyetini yerine getirdiklerini ifade etti.

Sınırlar içerisinde ve haricinde milletin hak ve hukukunu müdafa konusu ile ilgili en ufak tereddütlerinin bulunmadığını söyleyen Erdoğan, kahraman güvenlik güçlerinin çabaları vasıtası ile Türkiye’nin terörle savaşım tarihinin en etkin periyodunu yaşadığını aktardı. Erdoğan, yeni emniyet konsepti kapsamında nereye saklanırsa saklansın teröristleri inlerinde bulduklarını ve imha ettiklerini bildirdi.

Bölücü terör teşkilatı başta olmak suretiyle milletin birliğine, beraberliğine kastedenlere döktükleri her damla kanın hesabını misliyle sorduklarını, sormaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, teröristleri bundan sonra ülke sınırları içerisinde karşılamadıklarını, direkt olarak bataklığı kurutacak adımlar attıklarını kayıt etti.

Aldıkları tedbirler vasıtası ile hem örgüte katılanların sayısında hatta terör örgütünün fiil kapasitesinde mühim gerilemeler yaşandığının önemini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde uzun yıllardan sonrasında yeniden sükunet ve sulh ortamı tesis edildi. Bir devre teröristlerin barındığı dağlarda bugün bundan sonra elhamdülillah ceylanlar geziyor. Teröristlerin kalleş saldırıları bundan dolayı yavaş gelişen yatırımlar fazlaca daha hızlı bir halde insanımızın hizmetine sunuluyor. Dağdaki katil sürülerinin başlarını kaldırmalarına iyi mi fırsat vermiyorsak onların şehirdeki uzantılarına da müsamahakar davranmıyoruz. Teröre bulaşan, sertliği teşvik eden, elindeki imkanları terör baronlarının emrine veren her kim olursa olsun gözünün yaşına bakmıyoruz. Yapanın yanına kar kalmış olduğu, terörün ve teröristin değişik bahanelerle meşrulaştırıldığı, yazarların, aydınların, siyasetçilerin teröristlere canlı kalkan bulunduğu eski Türkiye bundan sonra tamamıyla geride kalmıştır. Sırtını ulus yerine terör elebaşılarına dayayanlar, dağdaki çapulculara güvenerek devletimizi tehdit edenler boylarının ölçüsünü almıştır. Türkiye’yi terörle tutsak alma girişimleri hamdolsun başarısızlığa uğramıştır. Türk milleti çukur eylemlerinde yalnızca kent eşkıyalarını değil, bunun yanı sıra bölücü hevesleri de toprağa gömmüştür.”

Suriye’de yapılan operasyonlarla Türkiye’yi güneyinden bir terör koridoruyla kuşatma girişimlerini akamete uğrattıklarını bildiren Erdoğan, Irak’ın kuzeyini bölücü terör teşkilatı amacıyla güvenilir bir liman olmaktan çıkardıklarını bildirdi. Erdoğan, “DEAŞ’tan FETÖ’süne, DHKP-C’sine kadar insanımızın canına, malına, kutsalına hücum eden ne kadar alçak var ise asla birisine aman vermiyoruz.” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİN VE KKTC’NİN HAKLARINI SONUNA KADAR SAVUNUYORUZ”

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin internasyonal hukuktan doğan yasal haklarını sonuna kadar savunduklarını altını çizen Erdoğan, “Akdeniz’deki en uzun kenar şeridine haiz ülkemizi birilerinin sahillerimize hapsetmesine izin vermeyeceğiz. Tehdit dilinin işe yaramadığı, Türkiye’nin şantaja ve haydutluğa boyun eğmeyeceği, bundan sonra mevzunun bütün muhatapları doğrultusundan anlaşılmıştır. Son zamanlarda meselenin çözüm yeri olarak dış ilişkiler masasının öne çıkarılması kuşkusuz ülkemizin emin duruşunun sonucudur.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Başından beri bu meselede bozukluğun diyalogla, müzakereyle komşuluk hukuku içerisinde çözüme kavuşturulması gerekliliğini savunduklarını söyleyen Erdoğan, şunları kayıt etti:

“Karşı tarafın kışkırtmalarına, çocuksu davranışlarına karşın biz hep haklı olmanın, büyük devlet olmanın vakarıyla hareket ettik. Sürecin bu adıma gelmesinde Türkiye’nin sağduyulu, soğukkanlı ancak bir o denli da kuvvetli tavrının mühim oranı bulunmaktadır. Artık da ihtiyaç duyulan olgunluğu bilhassa göstermeye devam edeceğiz. Ülkemizle birlikte bölgemizin de sulh, rahatlık ve istikrarı amacıyla emek harcamayı sürdüreceğiz. Türkiye’ye samimiyetle yaklaşanlar bizlerden daima hüsnüniyet görecekler. Türkiye’nin sabrını ve kararlılığını kontrol edenler de her vakit hak ettikleri yanıtı bizlerden alacaklardır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdim edilecek şehit yakınları ve gazilere fedakarlıkları amacıyla şükranlarını yayınlayan Erdoğan, “Bir kez daha bütün şehitlerimizi rahmet ile yad ediyor, gazilerimize Mevla’dan sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Rabbim her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabbim, vatanımızı birçok saldırıdan, birçok ihanetten muhafaza buyursun.” dedi.

Törende, Ankara’da yaşam sürdüren 77 şehit yakını ve gaziye Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.

Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Hakkaniyet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Emek harcama ve Toplumsal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Asil, Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulusal Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ulusal Müdafa Bakanı Hulusi Akar, Ziraat ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Endüstri ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile Etkileşim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.