2020-06-05T17:20:54+03:00
Ana Sayfa Gündem 5 Haziran 2020 81 Görüntüleme

Cumhurbaşkanı Millet Bahçesi Açılış Töreninde Halka Seslendi!

Reis Erdoğan’ın konuşmasından satır başları; 

Açılışını yapmak için biraraya geldiğimiz 9 ayrı şehirdeki 10 Ulus Bahçesi’nin milletimize, şehirlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu eserleri İstanbul, Bursa, Batman, Elazığ, Samsun, Sakarya, Sivas, Trabzon, Diyarbakır illerinde yaşayan milletimize 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde sunmaktan dolayı ek olarak kıvanç duyuyorum.

Gençlerimizin geleceği için çevrenin bizlere duyduğu anlayışla tüm dünyanın 5 Haziran Çevre Günü’nü kutlama ediyorum.

Toplam büyüklüğü 550 bin metrekareye yaklaşan bu 10 ulus bahçemizin her biri yeşil alanları ve içlerindeki tesisleriyle hakikaten iftihar verici eserlerdir. Ulus Bahçeleri’nin şehirlere kazandırılmasında alın teri döken Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ile inşaasında alın teri döken her insana teşekkür ediyorum.

“TOPLAM 23 MİLLET BAHÇESİNE ULAŞMIŞ BULUNUYORUZ”

Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına girerken 81 ilimizde 81 milyon metrekare Ulus Bahçesi kazandırma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Şehircilik geleneğimizin sembolleri olacak Ulus Bahçelerimizden 13’ünü 2 sene ilkin gene bir 5 Haziran günü hizmete açmıştık. Bugünkülerle birlike toplam 23 Ulus Bahçesine ulaşmış oluyoruz. Halen inşaası süre Ulus Bahçelerimizi de peyder pey hizmete açacağız. Şu an içinde bulunduğumuz AKM bölgesini de kapsayan Ulus Bahçemiz adeta Ankaramızın çevresini değiştirecek bir yapıt olacaktır. Bu Ulus Bahçemiz toplam 1.5 milyon metrekarenin üstünde bir büyüklüğe haizdir. Millet meydanından başlayarak Gençlik Parkını, 19 Mayıs Stadı ve Arenapark Spor Salonu’nu Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası ve Hak Sarayı eski Hipodrom’u içine alacak şekilde geniş bir alanda planlandı. Dünyadaki kimi başkentlerde yer edinen devasa park bahçeleri gıptayla seyreden milletimiz artık Ankara’da ve öteki illerimizde bu tür yerlerden bizzat istifade edebilecek.

Yeşil alanlar ve ağaçlıklar Ulus Bahçesinin aslına bakarsanız eğer olmazsa olmazıdır. Bunların yanında konser salonundan müzeye, spor salonlarından bisiklet yollarına, ulus kıraathanesinden otoparka kadar fazlaca varlıklı imkanlara haiz ulus bahçemizi en kısa sürede başkentlilerin hizmetine sunmayı istiyoruz.

“BİZ İLK ADIMI ATTIK”

Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki şehircilik geçmişi maalesef oldukça istikrarsız bir çizgide ilerlemiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan planlı şehircilik hamlesi fazlaca kısa bir sürede tek parti otokrasisi tarafınca sabote edilmiştir. İktidar seçkinlerinin kendi çıkarları için en tepeden bozdukları sistem kırdan şehre göçün yoğunlaşmasıyla ülkemizin tamamında plansız programsız altyapısız zevksiz bir beton patlamasına yol açmıştır.

Türkiye 1990’lı yıllara artık bu yükü taşıyamaz bir halde gelmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevini devraldığımızda şehirdeki binaların neredeyse 4’te 3’ü kaçak yapı konumundaydı. Türkiye’nin derhal her yerinde benzer bir durum söz mevzusuydu. İstanbul her neyse Ankara’da da aynı tablo vardı. Senelerce devletin vatandaşına öncülük etmemesinin, evini meydana getirecek yer, yaşamını sürdürecek altyapı, insani gereksinimlerini karşılayacak hizmet getirememesinin bir sonucuydu. Gerek yöresel idarelerde gerek merkezi yönetimde mesuliyet üstlendiğimiz elbet ilk olarak acil ihtiyaçlardan başladık. Başını sokacak evi olmayan birisine çevre, park, bahçe vadidinde bulunmak gerçekçi olmazdı. Bunun için biz tüm insani gereksinimleri karşılayan yeni ve misal bölgeler inşa ederek ilk adımı attık. İstanbul’da KİPTAŞ Türkiye genelinde TOKİ vasıtasıyla sayıları milyonları aşan ev üretmemizin sebebi budur.

BAŞKAN ERDOĞAN 2023 YILI İÇİN TARİH VERDİ

Kamunun açmış olduğu yolda hususi sektörde ilerlemeye başlamış ve kısa sürede ülkemiz şantiyeye dönmüştür. Nihayet 18 senedir ülkemiz yılda 500 bin ile 1 milyon içinde yeni konutun inşa edilmiş olduğu bir görünüm sergilemiştir. Böylece hem artan nüfusun gereksinimleri karşılanmış hemde depreme dayanıksız estetikten yoksun altyapının yetersiz olduğu yerleşim alanlarında iri bir dönüşüm yaşanmıştır. Başlattığımız kentsel dönüşüm projeleriyle bu süreci daha da hızlandırdık. Devletimizde depreme hazırlık süreci çerçevesinde dönüştürülmesi ihtiyaç duyulan 6.5 milyonun üstünde yapı vardır. Hedefimiz bunlardan aciliyet arz eden 1.5 milyon yapının dönüşümünü 5 yılda tamamlamaktır. Şehirlerimiz yeni ve çağdaş binalarla gelişirken park çocuk oyun alanı yol boylarının yeşillendirilmesi şeklinde emekleri da dikkatsizlik etmedik. Böylece 81 ilimizde ve ilçelerinde her bakımdan misal yaşam alanları oluşturduk. Geldiğimiz noktada artık şehirlerimizin fazlaca daha iri ve fazlaca daha donanımlı dinlenme nefeslenme zaman geçirme alanlarına gereksinimleri bulunduğunu gördük. Ulus Bahçeleri işte bu tespit sonrasında geliştirdiğimiz projelerdir. Bilhassa kent merkezlerinde tekrardan yaptığımız stadyumların kamu binalarının yerlerinden başlayarak tüm uygun alanları Ulus Bahçeleri için tahsis ettik. 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını Ulus Bahçeleriyle donatmış olacağız. Bu ülkenin hiçbir vatandaşının vatan dışına gittiğinde gıptayla bakacağı hiçbir hizmet bırakmayana kadar yapıt üretmeye devam edeceğiz.

Dünyanın tamamıyla beraber ülkemizi de etkileyen koronavirüs salgını bizlere bir gerçeği yeniden göstermiştir. Bu gerçek Türkiye’nin geçmişte yetersiz siyasetçiler ve yöneticilerle iç ve dış kaynaklı istikrarsızlar sebebiyle ne kadar iri kayıplar yaşadığıdır. Herşeyin yolunda gittiği dönemlerde dahi ülkemizin enerjisinin heba edilerek iyi mi geri bırakıldığını şimdi daha iyi anlıyoruz. Geçtiğimiz 18 yılda eğitimden sağlığa ulaşımdan enerjiye teknolojiden toplumsal güvenliğe kadar ülkemize kazandırdığımız hizmetler ve eserler yardımıyla işte bu kısır döngüyü kırmayı başardık.

“SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASINI İPTAL ETTİK”

Bir başka ifadeyle Türkiye’nin salgın krizinden minimum hasarla çıkmasını nihayet 18 yılda yaptığımız hazırlıklara borçluyuz. Hiçkimse nihayet 3 ayda yaşadıklarımızın arkasından 83 milyon hep beraber iyiki Türkiye’de yaşıyoruz iyiki bu ülkede yaşıyoruz söylediğini inkar edemez. Bilinmiş olduğu şeklinde salgın döneminde milletimizi bu hastalıktan korumak için fazlaca sayıda tedbiri hayata geçirdik. Bunlardan biride tüm Türkiye’de uyguladığımız ya da belirli illerde uyguladığımız sokağa çıkma sınırlamalarıydı. Esasen geçtiğimiz hafta sonundaki sınırlamanın arkasından bu yöntemi kullanmayı düşünmüyorduk. Sadece bir fasıla 700 küsürlere kadar inan günlük olay sayısı tekrardan 1000’li rakamın sınırına dayandı. Bu gelişme üstüne sokağa çıkma sınırlaması yada kısıtlaması tedbirini yeniden gündeme almak zorunda kaldık. Sıhhat Bakanlığımızın önerisi ve İçişleri Bakanlığımızın genelgesiyle bu hafta sonu 15 ilimizde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağı dün gece duyuru edilmişti. Fakat bu 15 kent başta olmak suretiyle ülkemizin dört bir tarafındaki yurttaşlarımızdan aldığımız değerlendirmeler bizi sonucu tekrardan gözden geçirmeye yöneltti. Tek amacı salgınla savaşım hastalığın yayılmasını önleme vatandaşımızı koruma olan bu sonucu değişik toplumsal ve ekonomik sonuçlara yol açacağı anlaşıldı. Ortalama 2.5 ayı gören aranın arkasından tekrardan günlük yaşamını düzenlemeye başlamış olan vatandaşımızın sıkıntıya düşmesine gönlümüz razı olmadı. Bunun için cumhurbaşkanı olarak, 15 ilimizde uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasını iptal etme sonucu aldık. Vatandaşlarımdan maske, mesafe, temizlik kurallarına titizlikle riayet etmelerini isterim. Eğer buna dikkat edersek bunu hakikaten uygularsak inanıyorum ki fazlaca daha kısa zamanda gerek olay sayısı gerekse vefat azalacak, kim bilir bitecek. Ters takdirde bu tür sınırlamaların tekrardan gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

“VİCDANIN, MERHAMETİN VE İNANCINDA ÖNE ÇIKACAĞI BİR DÖNEME GİRİYORUZ”

Ülkemizin salgın dönemindeki kazanımlarına sıkı sıkıya haiz çıkmalıyız. Salgın döneminde hepimiz kendi içine kapanırken gelişmiş ülkelerde bile maske savaşı yaşanırken biz hem kendi yurttaşlarımıza haiz çıktık hem de 102 ülkeye el uzattık. Bu süreçte görüldü ki bir tek rakamlar itibarıyla iri olmak iri devlet olmak için yetmiyor. Iri devlet olmak için maddi olanak yanında acıma, şevkat, dayanışma, insan sevgiside gerekiyor. Biz salgın döneminde iri devlet olduğumuzu tüm dünyaya gösterdik. Artık aklın ve bilimin yanında vicdanın merhametin inancında önüne çıkacağı bir döneme giriyoruz. Türkiye inşallah haiz olduğu kuvvetli altyapı ve ondan daha kuvvetli olan insani değerleri yardımıyla geleceğe fazlaca daha iyi bakan bir ülke haline gelmiştir. İşte şu kısa sürede bir taraftan Çam ve Sakura Kent Hastanesinin açılışını yaptık, bunun haricinde 45 günde 1008 odalı Pakize Öz hastanesinin açılışını yaptık, bir diğeri 45 günde 1008 odalı Prof. Dr. Murat Dilmener hastanesini yaptık. Bunlar olmuş şeyler değil. Bir diğeride 100 odalı Sultan Abdülhamid’i Sani’nin askerlerimiz için yapmış olduğu hastaneyi restore ederek 45 günde İsmail Niyazi Kurtulmuş adına bu hastanemizin de açılışını yaptık. Bunlar olmuş şeyler değil. Bunlar sahra hastanesi değil. Bunlar kalıcı hastane. Ve bunlar şimdi hizmet veriyor.

“VEYSEL EROĞLU’NUN ADINI ILISU BARAJI’NA VERDİK”

Haiz olduğumuz kuvvetli altyapı ve hem de 2023 hedeflerimizin sembolüydü. Bugün artık 2023 hedeflerine erişme mevzusunda fazlaca daha ümitvaarız ve fazlaca daha iddialıyız. Aynı şekilde evlatlarımıza emanet edceeğimiz 2053 ve 2071 vizyonları içinde bir tek söylemde değil fiili ve fiziki olarak başarıları fazlaca yakın bir zamanda gerçekleştireceğimizi görüyoruz. Bu anlayışla hizmet siyasetimizin çıtasını devamlı daha yükseğe çıkartarak ülkemize yapıt üretmeye devam edeceğiz. Salgın döneminde ülkemize en çağdaş ve yüksek kapasiteli hastaneler kazandırdık, bununla kalmadık Ilısu Barajı şeklinde devasa bir barajı hizmete açtık. Ve Ilısu Barajı’nın adını da geçmişte gene bizim bilhassa İstanbul’da İSKİ Umumi Müdürüm olan ondan sonra bizim bilhassa Ziraat Hayvan ve Ormancılık Bakanımız olan Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun adını da Ilısu Barajı’na verdik. Hayırlı olsun.

Yarın bir başka dev yapıt olan Ilısu Barajı’nın 3 milyon metreküpüncü beton dökme törenine videokonferansla buradan iştirak edeceğiz. İnşaası tamamlanan fazlaca sayıda barajımızın açılışlarını ise gelecek haftalarda peyder pey hayata geçirmeye devam edeceğiz.

“ASKERİMİZ DESTANLAR YAZIYOR”

müdafa Sanayisinde hepsi birbirinden mühim projelerimizin sonuçlanma aşamasına geldi. Askerimiz, ulusal savunmamız, Sulh pınarı Harekatı’nda terörle mücadelede hakikaten destanlar yazıyor. Şimal Uzak’ta terörle mücadelede destanlar yazılıyor. İdlib’de aynı şekilde destanlar yazmaya devam ediyorlar. Ve kısa bir süre içinde aynı şekilde Libya’da Libyalı kardeşleriyle beraber verdikleri mücadelede de gerek Trablus, gerek Tarhuna, gerek çevredeki havaalanları hepsi temizlendi, ve şu anda hedeflenen planlara doğru yürüyorlar.

“BİZ BU SÜRECİ PARA DİLENEREK BİR YERLERDEN YAPMADIK”

Başka tüm hizmet ve yatırım alanlarında tamamlanan yeni başlanan fazlaca sayıda çalışmamız var. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olan her projeyi, her yatırımı yakından takip ediyoruz. Salgın sonrası ekonomimizin tekrardan toparlanma sürecin de bu yatırımların fazlaca iri katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bazıları çıkıp acayip acayip şeyler konuşuyor. Tüm bu süreci biz bir yerlerden para dilenerek yapmadık, kendi imkanlarımızla terörle mücadeleyi sürdürüyoruz, kendi imkanlarımızla yatırımlarımızı sürdürüyoruz, gene kendi imkanlarımızla bu salgınla mücadeleyi dünyada hepimiz birbirinin elindeki maskeleri toplayıp kaçırırken biz ise kendimiz üretiyor, kendimizde bununla dünyaya lüzumlu desteği veriyoruz.

Ulus olarak birliğimize beraberliğimize kardeşliğimize sıkı sıkıya sarıldığımız takdirde aydınlık bir geleceğin bizi beklediğini görüyoruz.

Sene sonuna kadar burada devasa bir Ulus Parkını hep birlikte yaşayacağız. Bütün Ankaralılar çocuklarıyla eşleriyle hep beraber gelip burada gezintilerini yapacaklar. Bu güzellikler içinde yaşamlarını sürdürecekler.

Dünyaya misal bir ülke olacaksak, kuvvetli bir ülke olacaksak eserlerinizle olmuş olursunuz. Bu eserlerde şu anda bu yaptıklarımızla ortaya çıkıyor.

Aynı bölgede stadyum vs. yapılışıyla beraber her ne kadar Ankara’da Sincan ve Elyaman varsada 19 Mayıs’ın olduğu yerde de bir stadyumu yapmış olup Ankaralılara verdiğimiz sözü yerine getirmiş olacağız.

Bu düşüncelerle birkez daha açılışını yaptığımız Ulus Bahçeleri’nin milletimize hayırlı olmasını diliyor, alın teri döken herkesi kutlama ediyorum.

BAŞKAN ERDOĞAN’DAN KOMUTANLARA ÖNEMLİ MESAJ

Reis Erdoğan, Bakan Akar ve komutanların sınır bölgesindeki toplantısına telefonla katılarak birlik komutanlarına hitap etti.

Görüşmede, Reis Erdoğan’da telefonla birlik komutanlarına hitap ederek şunları söylemiş oldu:

“Performansı milletim adına alkışlamak benim görevimdir”

“Sizleri kutlama etmek, kutlamak terörle mücadelede ortaya koyduğunuz performansı milletim adına alkışlamak benim bir görevimdir. Daha ileri gidiyorum, şu anda gerek Uzak’ın kuzeyindeki, Sulh Pınarı Harekatı’ndaki, bunun yanında İdlib’deki gelişmeler şu anda nihayet duruma baktığımız süre Libya’daki eğiticilerimiz, onların oradaki performansı, Libyalı kardeşlerine verdikleri destek ile bu mücadelede gelinen nokta hakikaten bir dayanışmanın, ortaya koyduğumuz performansın ne denli üst düzeyde bulunduğunu göstermiştir.

“Birliğimiz NATO içindeki durumumuzu fazlaca daha kuvvetli hale getirecektir”

Onun için sizleri şahsım, milletim adına en kalbi duygularla kutlama ediyor, kutluyorum. Bu birliğimiz, beraberliğimiz, dayanışmamız inanıyorum ki dünyayı ülkemize karşı fanatik bırakacak, NATO içindeki durumumuz fazlaca daha kuvvetli hale getirecektir. Şu anda yapmakta olduğunuz ziyaretin hayırlara vesile olmasını, oradaki görüşmelerin inşallah fazlaca daha isabetli kararların alınmasına vesile olmasını temenni ediyorum, sizleri kutlama ediyorum. Sağ olun, var olun.”

Bakan Akar da Reis 5Erdoğan’ın sözlerine ” Birliklerimiz yüksek moral ve motivasyonla emirleriniz ve talimatlarınız doğrultusunda azim ve kararlılıkla görevlerini sürdürmektedir. Şahsım ve Komutan dostlarım adına, buradaki Ordu, Kolordu, Tümen ve Tugay komutanı arkadaşlarımın adına desteklerinizden dolayı saygılarımızı, şükranlarımızı sunuyoruz” ifadeleriyle yanıt verdi. 


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.