2020-05-28T09:09:04+03:00
Ana Sayfa Yaşam 28 Mayıs 2020 89 Görüntüleme

Bu Akımlar Çok farklı Dikkat Edin!

Hareket halindeki otomobilden inerek dans etme akımı olan ‘Kiki’, yere düşmüş meşhur bir yıldızı özetleyen ‘Falling Stars’ (Kayan Yıldızlar) yada yüksek gökdelenlerin tepesinde çektikleri fotoğraf ve görüntüler, toplumsal medyada büyük bir hızla yayılıyor. Kimi vakit insan yaşamını tehlikeye sokan, bir oldukça süre hiçbir amacı olmayan bu akımlar, toplumsal medyada yayımlandıktan kısa bir süre sonrasında sessiz bir halde unutuluyor. Psikiyatrist Yrd. Doç. Dr. Kenan Eren, günlük hayatında hakkaten üreten insanların toplumsal medyaya girmediğini belirterek, “İnsanlar toplumsal medyada almış olduğu hazzı, mutluluk zannediyor bir tek haz mutluluk değildir” dedi.

‘SOSYAL MEDYADA DUYULAN HAZ İLE MADDE BAĞIMLILIĞINDAKİ HAZ BENZİYOR’

Yrd. Doç. Dr. Kenan Eren, İnsanların toplumsal medyaya bayağı fazla girmelerinin nedenini, toplumsal medyada ‘geri’ bildirim olarak anlatılan ‘beğenilerin’ kişinin beyninde ödül mekanızmasını çalıştırdığını ve bunun da bağımlılığa niçin bulunduğunu kaydetti. ABD’li rap şarkıcısı Drake’in, In My Feelings isminde şarkısı eşliğinde dans etme akımı olan ‘Kiki’ hakkında yorum gerçekleştiren Yrd. Doç. Dr. Eren, “Hareket halinde bir insanı araçtan atlatan şey nedir? ‘Ben oldukça güçlüyüm, korkusuzum’ imajı yaratarak hayata meydan okumadır. Yalnız meydan okumayı öyleki bir yapıyor ki, insanı insan gerçekleştiren şeylerin gerekliliğini tam olarak yapamamış oluyor. Bu sebeple orada kendisini dünyaya oldukça güçlü, korkusuz göstermeye ihtiyacı var. Bu ihtiyacını gidermenin bedelini küçük bir ihtimal yaşamı ile ödeyecek bir tek kişi o eylemi gerçekleştirdiği sırada bir haz alıyor. Bu bazı maddeleri alan insanların yaşamış olduğu geçici hazza oldukça benziyor” diye konuştu.

‘HAZ MUTLULUK DEĞİRMENİNE SU TAŞIYAMAZ’

Haz ile mutluluğun birbirinden oldukça değişik iki kavram olduğuna dikkati çeken Yrd. Doç Dr. Kenan Eren, “Haz eşittir mutluluk diye düşünmek oldukça büyük bir tuzaktır. Haz hiçbir süre mutluluk değirmenine su taşıyamaz. O alan feyk mutluluktur ya da geçici hazlar çöplüğüne dönüşüyor” dedi.

‘SOSYAL MEDYA AKIMLARI GÖNÜLLÜ DELİLİK’

Toplumsal medyada dikkat çekmek için yaşamı tehlikeye atan insanların çabalarını ‘Gönüllü delilik’ olarak nitelendiren Yrd. Doç. Dr. Eren, meydana getirilen eylemler içinde anlam karmaşası yaşandığını belirterek şu şekilde konuştu: “Ortada aslen gönüllü bir delilik var. ‘Dikkat çekeyim, izleneyim, seyirci kitlem olsun, biri beni alkışlasın da saçma sapan, absürd ya da riskli bir hareket yapayım’ diye düşünülüyor. İnsanın en oldukça gereksinim duyduğu şey kıymetli bulunduğunu sezmek, önemli bulunduğunu hissetmektir. İyi hissetmeyi de mutlulukla eşleştiriyoruz. İyi olmak iyi sezmek demek değildir. Çok geçici, bizlere hiçbir faydası olmayacak şeylerle biz o anda iyi hissedebiliriz. Aklıma pek oldukça şey geliyor şu anda ve hepsi kim bilir ziyanı dokunan. O yüzden biz yaşam tarzına dönüşmesinde gerçekleştirdiğimiz eylemin bizlere sunmuş olduğu doygunluk duygusu ya da iyi hissetmeyi yarattığı için bunu yapıyoruz. Sabah kalktığımızda ilk işimiz Instagram hesabımıza ya da toplumsal medyadaki hesabımıza girip bir şey paylaşma ihtiyacı duyuyoruz.”

‘GERÇEKTEN ÜRETEN İNSANLAR SOSYAL MEDYAYA GİRMİYOR’

Günlük hayatında üreten, çalışan insanların toplumsal medyaya bayağı fazla vakit ayıramadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Eren, “Ben hakkaten üretiyorsam toplumsal medyaya girmeye fırsat bulamıyorum aslına bakarsan. Kendimizi arayışa sevk etmemiz ve kendimizi aramamız lazım. ‘Ben hakkaten ne isterim?’, ‘Beni ne mutlu eder?’, ‘Bu hamleler ile haz mı yaşıyorum yoksa mutlu muyum?’ sorularını sorarak ayırt etmek oldukça önemli” ifadelerini kullandı.


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.