2020-06-23T14:58:13+03:00
Ana Sayfa Gündem 23 Haziran 2020 75 Görüntüleme

Bakan Soylu’dan silah ruhsatlarının basımına ilişkin açıklama

Bakan Asil, Eğitim Daire Başkanlığı’nda düzenlenen 108. Devre Kaymakam Adayları Uyum Kursu’nda yapmış olduğu konuşmasına, Bursa’daki sel felaketinde yaşamını yitiren vatandaşlara Tanrı’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dileyerek başladı.

Kaymakamların, vatandaşlara karşı sergiledikleri veya sergileyecekleri tutumdan kaynaklı sorumluluklarının bulunduğunu bildiren Asil, kaymakam adaylarından beklentilerinin büyük bulunduğunu söyledi.

Asil, 15 Temmuz 2016’dan sonrasında 400 kaymakamın vazifeye başladığını söyleyerek, bu sayının, sahip olunan mülki yönetim amirlerinin 5’te birine denk yaklaştığını bildirdi.

Bunun, bilhassa 15 Temmuz’un meydana koyduğu tahribatları gidermek ve bu kurumu sağlamlaştırmak adına mühim bir değişiklik olduğuna işaret eden Asil, 15 Temmuz’un yalnızca bir vuruş girişimi olmadığını, yeni bir vesayet girişimi bulunduğunu ifade etti. Asil, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bakın bugün sınırımızın anında güneyinde oldukca büyük bir karmaşa var. Kimi ararsanız orada. ABD, Rusya, Avrupa, PKK, uzantıları PYD, DEAŞ, İran, Esed rejimi, Irak, diğer ülkelerden bu bölgeye eğitim almaya gelmiş terör kümeleri, PKK çevresinde kenetlenmeye ikna edilen ya da zorluk çeken, sınır ötesindeki etnik siyasal kümeler, hepimiz orada. Burada büyük bir güç mücadelesi cereyan ediyor. Şuanlık pek dillendirilmiyor ancak bu işin büyük bir finansal yükü var. Suriye rejiminin ana gelir deposu olan tüm toprakları şu an PKK/PYD’nin elinde, oradan beş kuruş gelmiyor. Finansör ülkelerin desteği sayesinde ayaktaymış şeklinde yapıyorlar.

Rusya ve İran, buraya daha ne kadar yatırım yaparlar, bilmiyoruz. ABD ve AB de aynı halde. Genellikle salgın sürecinden sonrasında bu ülkelerin vatandaşları, kendileri maske ve tıbbi araç-gereç sorunu çekerken, yoğun bakım yatağı bulamazken, devletlerinin Orta Doğu’ya aktardıkları parayı sorgulayacaklardır. Bu ortamda Türkiye, 2002 evvel yalnızca yüksek faizle kredi bulabilmek amacıyla taktik üretebilen, halbuki bugün yüksek teknolojili taktik İHA yapan, helikopter yapan, program yapan Türkiye, tamamıyla kendi üretim gücüyle bu mücadeleyi sürdürmekte ve pozisyonlarını devamlı güçlendirmektedir.”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, Parlamenter Düzenin devamlı tıkanmasından meydana gelen bir gereklilik bulunduğunu bildiren Asil, yeni düzenin, gerçekten Türkiye’nin 18 senedir yaşamış olduğu değişimin natural sonucu bulunduğunu kayıt etti.

Asil, terörle mücadeleden göç yönetimine, afet yönetiminden müdafa endüstri hamlelerine, iktisat yönetiminden emniyet stratejilerinin oluşumuna, çarşı ve mahalle bekçiliği şeklinde asayiş önlemlerinden salgın hastanelerinin kurulmasına kadar birçok alanda başkanlık düzeneğinin süratli ve tesir karar alma karakterinin yararını gördüklerini ifade etti.

– “1976 belgeyi vatandaştan istemeyi kaldırdık”

Bakan Asil, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Dijital sistemlerden ulaşabileceğimiz evrakları vatandaştan istememek amacıyla ‘yalınlaştırma’ ismini sunduğumuz bir proje başlattık. Aşağı yukarı 2,5 senedir sürmektedir. Bugüne dek vatandaştan istemeyi kaldırdığımız belge türü adedi 1976’dır ve bunların 503 tanesi de 2020 senesi başından bugüne dek sadeleştirilmiş olanlardır. 2020’nin tutum neticeleri şimdilik oluşmadı yalnız 2019 sonuna kadar 2 senede kaldırdığımız belgelerle vatandaşımızın sırtından 25,5 milyon evrak prosedürü ve bu işlemlere ilişkin 251 milyon liralık bir prosedür ve vakit maliyetini kaldırmış olduk.

Bakanlığımızda mühim birleştirmeler yapıyoruz. Örneğin tabanca ruhsatları basılıyor, iller kendileri basıyor. Bunların hepsini Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğümüze veriyoruz, orada basılacak. Göç İdaresi Genel Müdürlüğümüz, göçmenlere nüfus kağıdını çağrıştıran doğrusu onun nüfus bilgilerini sahibi olan bir belge sağlıyor. Onu da Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğümüz basacak. Örnek olarak jandarma ve polis kendisine ilişkin vazife alanlarında kullanmak amacıyla botlar alıyorlar. Bunların akreditasyonunu Kıyı Koruma sağlayacak.”

Küresel bir emniyet tehdidi olan salgınla alakalı prosese kısa sürede adapte olduklarını ve süreci yönettiklerini söyleyen Asil, “Polis, jandarma, kıyı emniyet, memurlarımız, sivil cemiyet kuruluşları, belediyelerin de içerisinde bulunduğu süratli ve görkemli bir organizasyonla Vefa Toplumsal Yardım Grubunu kurduk, davetiye merkezini oluşturduk ve böylece yurttaşlarımızın evde kalabilmelerini temin ettik. 31 Mayıs’tan bugüne dek 8,4 milyon talep geldi, bunların 7 milyon 910 binini karşıladık.” şeklinde konuştu.

– Kovid-19 ile savaşım

Asil, salgını yönetirken ülkeyi, üretimi ve ekonomiyi kilitlemediklerini söyleyerek, hasarı en düşük civarda tutmanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi.

Dünya Sıhhat Teşkilatı, Dünya Bankası ve OECD verileriyle oluşturulan analize değinen Asil, “Kovid-19 sebebiyle gerçekleşen milyon başına ölüm rakamı İspanya’da 602, Fransa’da 441, ABD’de 363, Almanya’da 107, Türkiye’de ise 59’dur. Bu rakamlarda Türkiye’ye en yakın ülke olan Almanya’nın 2017 yılındaki sıhhat harcanması aşağı yukarı 410 milyar avro. Türkiye’de ise aynı dönemde sıhhat hizmetleri harcanması 140,6 milyar lira doğrusu 34,1 milyar avro. Şu demek oluyor ki Almanya’nın yüzde 8,3’ü…” şeklinde konuştu.

Asil, “Bu işe başlarken, kafanızda bir ülke imgesel ve bir kaymakam profili imgesel olmalı.” diye seslendiği kaymakam adayalarına, birtakım nasihatlerde bulunarak başarı diledi.

Yazılı imtihan ve mülakatta etkin olan 11’i bayan 99 kaymakam talibi, cuma gününe kadar detaylı mevzularda eğitim alacak.


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.