2020-05-30T12:47:34+03:00
Ana Sayfa Gündem 30 Mayıs 2020 156 Görüntüleme

Ayasofyada Kuran Okundu!

Nihayet dakika haberi.. Erdoğan, Kültür ve Gezim Bakanlığı tarafınca Ayasofya’da düzenlenen “Fetih Şöleni” etkinliğine video konuşma yöntemiyle katıldı.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’da, Eminönü Yeni Cami İmam Hatibi Ferruh Muştuer tarafınca okunan Fetih Suresi’ni dinledi, duaya iştirak etti.  Konuşmasına besmele ile süregelen Erdoğan, Fetih Suresi’nin Türkçe mealinin bir bölümünü okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okumuş olduğu bölüm şu şekilde: “Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. Ta ki Tanrı, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Tanrı sana, şanlı bir zaferle yardım etsin. O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine refah ve itimat indirendir. Göklerin ve yerin orduları Tanrı’ındır. Tanrı, hakkıyla bilendir, yargı ve hikmet sahibidir. Tüm bunlar Tanrı’ın, inanan adam ve hanımefendileri, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Tanrı katında büyük bir başarıdır. Ey Muhammed! Şüphesiz biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak yolladık. Ey insanoğlu! Tanrı’a ve Peygamber’ine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Tanrı’ı tespih edesiniz diye Peygamber’i yolladık. Sana biat edenler sadece Tanrı’a biat etmiş olurlar. Tanrı’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Tanrı’a verdiği sözü yerine getirene, Tanrı büyük bir mükafat verecektir. Bedevilerin geri bırakılanları sana, ‘Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Tanrı’tan bizim için af dile.’ diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: ‘Tanrı, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, ona karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır.’

Ey münafıklar! Siz aslına bakarsak, Peygamber’in ve inananların tekrar ailelerine dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel yayınlandı de fena zanda bulundunuz ve helakı hak eden bir kavim oldunuz. Kim Tanrı’a ve Peygamber’ine inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık. Göklerin ve yerin hükümranlığı Tanrı’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Tanrı, oldukca bağışlayandır, oldukca acıma edendir. Tanrı, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vadetmiştir. Şimdilik bunu size derhal vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. Tanrı, bu şekilde yapmış oldu ki, bunlar müminler için bir kanıt olsun, sizi de doğru tek tek yola iletsin. Hemen hemen elde edemediğiniz, fakat Tanrı’ın, ilmiyle kuşattığı başka kazançlar vardır. Tanrı, her şeye hakkıyla gücü yetendir. İnkar edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönerek kaçarlar, sonrasında da ne bir dost ne bir destek bulabilirlerdi. Tanrı’ın öteden beri işleyip duran kanunu budur. Tanrı’ın kanununda asla bir değişim bulamazsın.”

“O GÜN FETHEDİLEN BİR TOPRAK PARÇASI DEĞİL, MİLYONLARCA GÖNÜLDÜR”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümünü Fatih Sultan Mehmet’in emaneti Ayasofya’da Fetih suresi okunmak ve dualar edilmek suretiyle yad edilmesinin mühim olduğuna inandığını dile getirdi. İstanbul’un, Fetih Suresi’ndeki müjdelere nail olmak için yanıp tutuşan bir Fatih ve minimum kendisi kadar buna inanç etmiş askerleri tarafınca fethedildiğini vurgulayan Erdoğan, şu şekilde konuştu: “Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatması 50. gününe ulaştığında sabırsızlanır, canı sıkılır, haber gönderip Akşemseddin Hazretleri’ne bu durumun sebebini sorar. Yanıt şu şekilde gelir: ‘Zafer için üç şartı esasi mevcuttur Padişahım. Hulusi niyet, kötü hareketlerden haya, emirlere itaat. Kemali sükunet ve intizamla verilen emirleri eksiksiz icra ediniz, ettiriniz. İmani bir heyecanın verdiği galeyan ile muharebeye koşunuz. Malik olduğunuz liyakati gösteriniz. Zillet geride, şehadet ileridedir ve inşallah fetih yakındır.’ Fatih’i en sıkıntılı günlerinde tekrardan coşturan Akşemseddin Hazretleri’nin bu mesajı esasen Fetih Suresi’nin kısa bir tefsiridir. ‘Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni alır.’ diyen Fatih, nihayet 1453 yılının 29 Mayıs’ında hedefine ulaşmıştır. 29 Mayıs günü el değiştiren yalnız bir kent değildir. O gün fethedilen bir toprak parçası değil, milyonlarca gönüldür. Bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığı bu tarih, insanlığın hafızasında asla silinmeyecek yer bırakmıştır.”

“KENDİ HAYATIMIZI DA BU ŞEHRE ADADIK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin yıkmanın değil inşa etmenin, imhanın değil ihyanın, zulmün değil adaletin, zilletin değil erdemin, nefretin değil sevginin sembolü bulunduğunu dile getirerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Biz bu şehri yalnız fethetmekle kalmadık, biz ‘İstanbul’u sevmezse gönül aşkı ne anlamış olur.’ diyerek onun güzelliğine güzellikler katmak için yüzyıllarımızı harcadık. Kubbelerimiz, minarelerimiz, çeşmelerimiz ve bahçelerimizle her semtini birbirinden değişik desenlere bezedik. Yedi tepesine yedi kandil yaktık, boğazına gerdanlıklar taktık. Her karışını sevgiyle suladık, bayındır ettik. İstanbul’u çıkarttığınızda dünya tarihinin tekrardan yazılması gerektiğine yürekten inanarak bu şehre haiz çıktık. Kendi hayatımızı da bu şehre adadık. Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bu şehre yaptığımız her hizmet, bizim için hem bu dünyada hem diğeri dünyada birer berat belgesidir. Fatih’in izinden giderek aslolan olanın gönüllerin kurtarılışı olduğu anlayışıyla hep gönüller yapmak, gönüller kazanmak için çalıştık. Tanrı’ın yardımı, milletimizin desteği, gönül sultanlarının duasıyla önümüze çıkan her engeli aştık.”

“GENÇLERİMİZE ECDATLARI FATİH’E LAYIK BİR TÜRKİYE BIRAKACAĞIZ” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, girdikleri her mücadeleden alınlarının akıyla çıkmayı başardıklarını belirterek, “İnşallah fethin 600. yıl dönümü olan 2053’te gençlerimize ecdatları Fatih’e layık bir Türkiye bırakacağız. Malazgirt Zaferi’nin bininci yılı olan 2071 için ise oldukca daha büyük hedeflere yelken açacağız.” dedi. İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümünde Fatih Sultan Mehmed Han başta olmak suretiyle bu toprakları vatan kılan tüm kahramanlar, gaziler ve şehitleri saygıyla yad eden Erdoğan, “Rabb’imden bu millete nice fetihler, nice zaferler, nice rızasına uygun başarılar nasip etmesini temenni ediyorum. Fethin yadigarı Ayasofya’yı bu anlamlı günde mahzun bırakmayan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da Fatih Sultan Mehmet Han ve kutlu ecdadı rahmet ve minnetle andığını dile getirdi. Asırlardır gururu ve coşkusu her yıl daha da artan fethin yıl dönümünde anlamlı bir akşam yaşandığını ifade eden Ersoy, anlamlı mesajları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti. Nihayet birkaç aydır salgınla mücadelede Erdoğan’ın liderliği ve yol göstericiliğinin tüm dünyada hayranlık uyandıran ve örnek gösterilen bir başarı sağladığını vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti: “Artık tedbirleri elden bırakmadan normalleşme sürecine girmiş bulunuyoruz. Böylesi mühim bir dönemeçte fetih ruhu, öze dönüşümüz ve her anlamda kazanacağımız büyük başarılar adına bizlere esin vermeye devam edecek. ‘Toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz.’ demişti Fatih Sultan Mehmet. Bu gönül mücadelemizde milletimizin her ferdini en kalbi duygularımla selamlıyorum.” Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan izin isteyerek Ayasofya’da düzenlenen Fetih Şöleni’ni başlattı.


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.